Trump'ın yıkılması

ABD Devlet Başkanı Donald Trump ve ABD'deki Cumhuriyetçi Parti, ABD Kongre seçimlerinde büyük bir hezimet yaşadı. Böylece Kongre'nin bünyesinde yer alan Senato'da ve Temsilciler Meclisi'nde Cumhuriyetçi Parti azınlığa düştü, muhalefetteki Demokratik Parti çoğunluğa ulaştı; Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi olan birçok eyalette de Demokratik Parti'nin adayları seçimleri kazandı.

Bunun da ötesinde kendilerini demokratik sosyalist olarak tanımlayan yedi aday Kongre üyesi seçildi, böylece ABD tarihinde bir ilk yaşandı, demokratik sosyalistler tarihlerindeki en büyük başarıyı elde ettiler.

Trump'ın ve partisinin seçimleri kaybetmesinin arkasındaki en büyük neden kuşkusuz ki İran savaşı ve ona bağlı olarak artan petrol ve benzin fiyatları ve ona da bağlı olarak tüm ürünlerde ve hizmetlerde gerçekleşen fiyat artışlarıydı.

Trump seçilmeden önce dünyada hiçbir savaşa girmemek sözü verdiği halde aksini yaptı; İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kendisini ikna etmesi üzerine, hem İsrail'in Filistin'e saldırılarına ve Gazze'de gerçekleştirdiği katliamlara destek verdi hem de İsrail ile birlikte İran'a saldırdı.

İran bunun üzerine Hürmüz Boğazı'nı bloke edince Basra Körfezi'nden dünyaya tankerlerle aktarılan petrol ve doğalgaz trafiği aksadı; İran'ın ABD'nin müttefiki olan Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri gibi petrol ve doğalgaz zengini Körfez ülkelerine saldırmasıyla da, küresel petrol ve doğalgaz piyasasında büyük istikrarsızlıklar yaşandı.

Trump bununla da yetinmedi, Danimarka ve Avrupa Birliği toprağı olan Grönland'ı ve Panama'ya ait olan Panama Kanalı'nı ele geçirmekle ve komşusu olan Kanada'yı ilhak etmekle tehdit etti, uluslararası gerginlikleri ve anlaşmazlıkları azami seviyeye ulaştırdı.

Ancak Trump'ın yenilgisinin ana kaynağı, İran'a saldırılması yönünde İsrail yönetimi ile gerçekleştirdiği işbirliği olmuştur. Böylece İsrail'i yönetenler kendi bindikleri dalı da kesmişlerdir ve ABD'deki en önemli ortaklarından birisi olan Trump'ın Kongre seçimlerini kaybetmesine neden olmuşlardır.

Trump'ın bu hezimeti aslında ABD kamuoyunda ve halkında bir değişimin ve dönüşümün gerçekleşmekte olduğunun da göstergesidir. Bundan sonra, ister Cumhuriyetçi Parti'den olsun ister Demokratik Parti'den olsun ABD'deki siyasetçiler İsrail'e endeksli bir siyaseti kolay kolay yürütemeyeceklerdir. ABD'de seçim kazanmak isteyenlerin, İsrail'e ve İsrail'in ABD'deki lobilerine ve güç odaklarına teslim olmaları durumunda, seçim kazanmaları zordur.

Bu durumu değiştirebilecek tek şey İsrail'de radikal bir yönetim değişikliğinin gerçekleşmesidir. Ancak son seçimlerde Netanyahu'nun yeterli çoğunluğa ulaşamasa da seçimlerden birinci çıkması, ayrıca sözde muhalefet partilerinin de Netanyahu'dan radikal bir biçimde ayrılmamaları, dünyada tamamıyla yalnızlaşan İsrail'in, tek müttefiki olan ABD ile olan ilişkilerinin de zayıflamasına neden olacaktır.