Türkiye'deki İslamcı terör, emperyalizmin desteğiyle devreye giren İslamcı siyasetin yükselmesiyle birlikte ona paralel olarak yükselmiştir.
Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, etin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınların, yazarların, gazetecilerin, akademisyenlerin öldürülmesi ve Sivas katliamı, Refah Partisi'nin yükseliş dönemine denk gelmektedir.
Neve Şalom Sinagogu'na, Britanya Başkonsolosluğu'na, HSBC Bankası'na, Reina Gece Kulübü'ne, Sabiha Gökçen Havalimanı'na, Ankara Garı ve Suruç mitinglerine yönelik terör saldırıları da AKP iktidarı döneminde gerçekleşti.
İslamcı terör her zaman İslamcı siyasetin egemenliği döneminde hareket alanı kazanmıştır. Birincisi, İslamcı siyasetin halk desteği bulduğu bir ortamda İslamcı teröristler için yaşam alanları bulmak, gizlenmek, saklanmak, lojistik destek bulmak daha kolaydır. İkincisi, İslamcı siyasetin iktidarda olduğu durumlarda teröristler devletin içinde işbirlikçiler bulabilirler.
Türkiye'de IŞİD'e karşı gerçekleşen operasyonlarda yüzlerce kişinin tutuklanması, aynı zamanda AKP döneminde IŞİD'in Türkiye'de ne kadar kolay konuşlanabildiğinin kanıtıdır. Hükümet teröristleri tek tek avlayacağına, onların Türkiye'ye yerleşmesini baştan önleseydi bu terör eylemlerinin birçoğu önlenebilirdi.
***
Geçtiğimiz hafta IŞİD'e karşı gerçekleşen bir operasyon sırasında üç emniyet görevlisinin IŞİD'li teröristler tarafından öldürülmesi de bu çerçevede değerlendirilmelidir.
Bu teröristler nasıl oluyor da bu kadar rahat bir biçimde Yalova'da bir evde yıllarca yaşayabildiler Bu teröristler, Suruç ve Gar katliamlarında da söz konusu olduğu gibi, daha önce gözaltına alındıkları ve tutuklandıkları halde neden serbest bırakıldılar IŞİD'lilerin, dernek ve vakıf adı altında örgütlenen laiklik karşıtı tarikatlarla ve cemaatlerle bağlantıları bulunmakta mıdır
Bu soruların yanıtlanabilmesi için derin bir soruşturmanın gerçekleştirilmesi, ele geçirilen IŞİD'li teröristlerle yetinilmemesi gerekmektedir.
Türkiye'deki IŞİD sorununun tam olarak çözülmesi için hem Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı istihbarat birimlerinin hem de Milli İstihbarat Teşkilatı'nın etkin bir çalışma yürütmesi gerekmektedir. Bunun için de hükümetin kararlı bir irade ortaya koyması gerekir.
***
Bunların da ötesinde, İslam dini ile terörün yan yana gelmemesi için öncelikle, İslamcı siyasetin kendisini dönüştürmesi gerekmektedir. İslamcı siyasetin anayasadaki laiklik ilkesine meydan okuması, teokratik bir çizgiyi savunması, aynı çizgide olan terör örgütlerine de cesaret vermektedir, İslamcı siyasetin içinden terör fraksiyonlarının doğmasına neden olmaktadır.

4