Neler yapılmalıydı

AKP'nin "mutlak butlan" kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nu kullanarak CHP'nin içinde gerçekleştirdiği darbe ve işgal hareketinden sonra, CHP'yi kurtarmak için yapılması gereken birçok şey ne yazık ki yapılmamıştır.

Geminin kaptanı olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ne yazık ki geminin batma tehlikesi atlattığı sıralarda gemiyi erken terk etmiştir. Oysa kaptan gemi batarken bile gemiyi en son terk eden kişi olmalıdır.

"Mutlak butlan" kararı çıkar çıkmaz yapılması gereken şunlardı:

1) Özel'in çağrısıyla ve öncülüğünde, anayasanın 34. maddesinin tanıdığı haktan yararlanılarak, yüzbinlerce, milyonlarca CHP üyesinin ve seçmeninin CHP Genel Merkezi önünde uzun süreli kitlesel bir protesto eylemi ve olağanüstü kurultay çağrısı yapmaları gerekirdi.

2) Bu eylemden bir sonucun alınamaması durumunda, 2023 yılında Kılıçdaroğlu'nun genel başkan iken kurultayı kaybettiği, Kılıçdaroğlu'nun müdahaleleriyle belirlenen delegelerin kamuoyu baskısına direnemediği, ayrıca örgütün ve tabanın Özel'in yanında yer aldığı dikkate alınarak, mahalle, ilçe, il kongrelerinde ve olağan kurultayda mücadele verilmeliydi, Özel Kılıçdaroğlu'nun veya onun önereceği birisinin karşısına genel başkan adayı olarak çıkmalıydı.

3) Yeni bir parti bu sürece paralel olarak "B planı" bağlamında kurulmalıydı, ancak bu partiye kitlesel geçişlerin gerçekleşmesi için olağan kurultayın sonuçları beklenmeliydi ve bu partiye az sayıda üye geçmeliydi; yeni partiye geçilmesi doğrultusunda bir çağrı yapılmamalıydı, aksine, yeni bir parti kurulurken üyelerin CHP'de kalmaları çağrısı yapılmalıydı; Özel olağan kurultay sonuçlanmadan CHP'den ayrılmamalıydı.

4) Yeni kurulan partinin adı "YENİ Parti" gibi CHP'nin ideolojisini ve ilkelerini çağrıştırmayan bir ad olmamalıydı, "halk partisi" veya "cumhuriyetçi cephe partisi" gibi bir ad olmalıydı ve logosunda "altı ok" yer almalıydı.

5) Yeni bir parti kurulurken CHP'nin ilkelerine ve ideolojisine sahip çıkan ve CHP tabanında saygı duyulan kişilerle daha kapsamlı bir danışma mekanizması kurulmalıydı.

6) Yeni kurulan parti daha demokratik bir tüzüğe ve CHP'nin ilkeleriyle daha uyumlu bir programa sahip olmalıydı, tüzük ve program konusunda daha ayrıntılı bir çalışma yapılmalıydı.

***

Bütün bunlar gerçekleşmediği için, CHP örgütünün, tabanının ve seçmeninin önemli bir kesimi hayal kırıklığı içindedir.

Ekonomik krizin ve adaletsiz bir düzenin etkisiyle, Özel'in ve "YENİ Parti"nin arkasında ciddi bir halk desteği var olmaya devam ettiği halde, bu desteğin seçim kazanmaya yetip yetmeyeceği de belirsizliğini korumaya devam etmektedir.