Türkiye'de bağımsız hukuk, adalet, demokrasi, insan hakları, ekonomi alanlarında yaşanan rezaletler herhangi bir başka ülkede yaşansaydı, hükümetin iktidarda kalması olanaksız hale gelirdi. Bu sadece demokrasinin geçerli olduğu ülkeler için geçerli bir durum değildir; az gelişmiş veya gelişmekte olan bir ülkede bile AKP hükümeti gibi bir hükümet iktidarda kalamazdı. Böyle bir hükümet seçimlerle ve/ veya halkın baskısıyla bir şekilde iktidarını kaybederdi.
Türkiye'de AKP iktidarının 24 yıldır, çeyrek asırdır değişmemiş olmasının temel nedenlerinden birisi ise muhalefetin hem bölünmüş olması hem de beceriksizliğidir.
Uzun yıllar ana muhalefet partisi olan CHP'nin eski genel başkanı ve şimdiki AKP işbirlikçisi ve işgalcisi Kemal Kılıçdaroğlu, 13 yılda 13 seçim kaybederek, girdiği tüm milletvekilliği seçimlerini, cumhurbaşkanı seçimlerini, belediye seçimlerini ve referandumları kaybederek bir dünya rekoru kırdı.
CHP'nin eski genel başkanı ve şimdiki YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da desteğiyle girdiği ilk seçimleri, yani 2024 belediye seçimlerini kazanmış olmasına rağmen, bu fırsatı iyi kullanamadı.
Özgür Özel önce AKP ile "normalleşme süreci" adı altında yürüttüğü kampanyayla kendisine oy veren seçmenlerin tepkisiyle karşılaştı. Özgür Özel, bunun üzerine "normalleşme" stratejisini terk etti, ancak Kemal Kılıçdaroğlu gibi, bir yandan parti içi demokrasi konusunda verdiği sözleri yerine getirmedi, bir yandan partinin temel ilkelerine söylemleriyle ve kadrolaşmasıyla yeterince sahip çıkmadı, bir yandan da DEM'in yörüngesine girdi. Özgür Özel, YENİ Parti'yi kurduktan ve YENİ Parti genel başkanı olduktan sonra da bu konularda değişen bir şey olmadı.
Özgür Özel'in bu çelişkileri ve tutarsızlıkları ve herkesi memnun etme çabası içindeyken partinin tabanındaki ve seçmenindeki belli kesimleri küstürmesi, partiye oy verebilecek potansiyel seçmen tabanını da uzaklaştırması, iktidarı elde edebilecek bir çoğunluğa ulaşmasını engelledi.
Ayrıca, Özgür Özel işgalci "mutlak butlan" yönetimine karşı CHP'deki olağan kurultay sürecinde mücadele vermek yerine aceleyle YENİ Parti'yi kurup bu partiye kitlesel olarak geçilmesi kararı alınca, CHP tabanı YP ile CHP arasında bölündü, ana muhalefetteki sorunlara bir yenisi daha eklendi.
***
Özgür Özel'in CHP genel başkanı olduğu dönemde CHP'nin oyları AKP'nin yaklaşık yüzde 3 ilerisindeydi. Oysa AKP'nin kurduğu böylesine bozuk bir düzende iktidar ile ana muhalefet partisi arasında açık ara fark olması gerekirdi.

23