ABD'nin ve İsrail'in İran'a saldırmasının sonucunda, İran'daki yönetimin ABD'ye ve İsrail'e yanıt vermekle kalmayıp, İran'a saldırmayan ve topraklarındaki ABD üslerinden İran'a saldırı düzenlenmesine de izin vermeyen Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Irak'a da saldırması, petrol ve doğalgaz tesislerini bombalaması, Hürmüz Boğazı'ndan geçen sivil ticari gemileri batırması ve tehdit etmesi, küresel çapta bir ekonomik ve siyasi krize dönüştü.
Bu krizin sonucunda petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artıştan dolayı, savaşla uzaktan yakından ilgisi olmayan dünya halkları da olumsuz etkilenmeye başladı, olan yine yoksul kesime, orta sınıfa ve orta üstü sınıfa oldu!
Bir yandan kendisini dünyanın ve Ortadoğu'nun polisi yerine koyan ABD'deki ve İsrail'deki emperyalist ve faşist yönetimler, bir yandan da kendisini "Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi" yerine koyan İran'daki teokratik diktatörlük, dünyanın zaten dengesiz olan durumunu daha da dengesiz bir hale soktular.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faisal bin Farhan Al Saud'un geçtiğimiz günlerde, Suudi Arabistan'ın ve Körfez ülkelerinin "çok önemli kapasitelerinin ve yeteneklerinin" olduğunu ve "sabırlarının sınırsız olmadığını" ifade etmesi, Suudi Arabistan'ın da devreye girmesiyle savaşın daha da yaygınlaşacağının ve yoğunlaşacağının göstergeleri arasında yer alabilir.
Suudi Arabistan'ın Riyad kentinde Türkiye, Azerbaycan, Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanlarının bir araya gelmesi ve yayımladıkları bildiriyle İran'ı eleştirip uyarmaları, ancak ABD'nin ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını kınamamış olmaları da kaygı vericidir.
***
Hürmüz Boğazı girişiyle ve çıkışıyla daha geniş bir alan olarak değerlendirilecek olursa, boğaza kıyısı olan ülkeler İran, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'dir. Boğazın girişinde ve çıkışında bu üç ülkenin karasularıyla birlikte uluslararası sular da vardır. Ancak boğazın en dar ve çekirdeğini oluşturan alana kıyısı olan ülkeler İran ve Umman'dır. Bu 24 mil genişliğindeki geçiş noktasında, her iki ülke de karasularını 12 mile çıkardığı için, uluslararası sular mevcut değildir.
İran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği korsanlık ve haydutluk yoluyla fiilen kapattığı için, Umman'ın karasularını işgal etmiş ve Umman'ın egemenlik haklarını ihlal etmiş konumdadır.

3