CHP'de "yeni" sözcüğü altında kümelenen sorunlar yıllardır bir türlü sona ermiyor.
Bu sorunlar önce 2010 yılında Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanı seçilmesiyle başladı. Kılıçdaroğlu'nun partiyi yönettiği 2010-2023 yılları arasında "yeni CHP", kısaltılmış haliyle, "Y-CHP" kavramı ortaya atıldı.
Kılıçdaroğlu bu dönemde CHP'nin kurumsal ve tarihsel kimliğini ve partinin kurultay tarafından kabul edilen parti programındaki temel ilkelerini ve ideolojisini ortadan kaldırdı, söylemlerini ve kadrolaşmasını bu doğrultuda geliştirdi.
Bu dönemde, laiklik ve sol ekonomik politikalar rafa kaldırıldı, sağ partilerin gölgesinde siyaset yapıldı.
Kılıçdaroğlu bu bakış açısıyla CHP'ye on üç yılda on üç seçim kaybettirdi, parti lideri olarak partisine en çok seçim kaybettiren kişi olarak dünya rekoru kırdı.
Kılıçdaroğlu bununla da yetinmedi, AKP'nin diktatörlük rejimiyle ve sahte "yargısıyla" işbirliği yaparak, "mutlak butlan" fırsatçılığı yaptı, CHP'yi işgal etti, CHP içinde darbe yaptı.
***
Yıllarca Kılıçdaroğlu'na destek veren ve Kılıçdaroğlu'na ciddi bir eleştiri getirmeyen Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve onların kadroları, gecikmeli olarak da olsa, 2023 yılındaki 38. olağan kurultayda Kılıçdaroğlu'na, ideolojik gerekçelerle olmasa da, seçimlerin kaybedilmiş olması nedeniyle, meydan okudular. Bunun sonucunda Özel CHP genel başkanı seçildi ve 2024 yerel seçimlerinde CHP, 47 yıl sonra, ilk defa birinci parti oldu.
Bununla birlikte AKP'nin dikta rejimi devreye girdi, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu'nun üniversite diploması iptal edildi ve İmamoğlu tutuklandı; yaklaşık bir yıl sonra da CHP'de "mutlak butlan" darbesi gerçekleşti, Özel görevden alındı.
Kılıçdaroğlu'nun partiyi, delegelerin talebine rağmen olağanüstü kurultaya götürmemesi üzerine, Özel yeni bir parti kurdu.
Bu partinin adının da "Yeni Parti" olmasına karar verildi. Böylece CHP'nin yönetici kadroları "Yeni CHP"den "Yeni Parti"ye geçiş sürecine girdiler!
ABD hükümetiyle içli dışlı olan bir "araştırma kurumunun" yaptırdığı bir çalışmaya göre, CHP tabanının "altı ok" ambleminden vazgeçmeye hazır olduğu bile iddia edildi. Nitekim "Yeni Parti"nin logosunda ve ambleminde de "altı ok" yer almadı!
ABD ve CIA destekli FETÖ'nün CHP eski genel başkanı Deniz Baykal'a kaset kumpası kurmasından önce, ABD Kılıçdaroğlu'nu genel başkanlık makamına hazırlayarak, "Yeni CHP"nin yolunu açıyordu.
ABD şimdi de benzer bir süreci, "mutlak butlan" operasyonuna paralel biçimde, "Yeni Parti" için yürütüyor olabilir mi

13