CHP'deki feodalizm sorunu

AKP'nin bağımsız yargıyı ortadan kaldırarak ve anayasanın 138. maddesini ihlal ederek CHP'de gerçekleştirdiği "mutlak butlan" darbesinden sonra, CHP eski genel başkanı Özgür Özel'in öncülüğünde Yeni Parti'nin kurulması, CHP tabanındaki ve örgütündeki bölünmeyi daha da derinleştirdi.

CHP'deki bölünme sadece Özgür Özel'i destekleyenler ile Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler arasında gerçekleşmedi, Kılıçdaroğlu yönetimine karşı mücadele verenler de kendi aralarında bölündü.

Yeni Parti'yi kuranların ve Yeni Parti'ye geçenlerin bir kısmı, Kılıçdaroğlu'na karşı CHP içinde ve olağan kurultay sürecinde mücadele verilmesi gerektiğini savunanları bile hedef haline getirdi, Kılıçdaroğlu'na karşı yıllardır mücadele verenleri ve vermeye devam edenleri bile "mutlak butlancı" ilan etti!

Kılıçdaroğlu'na karşı, 2023 yılında olduğu gibi, CHP içinde kalarak olağan kurultayda mücadele verilmesi gerektiğini savunanlar da, Yeni Parti'ye aceleyle kitlesel geçiş yapılmasını, CHP'yi "mutlak butlancılara" teslim etmek ve erken havlu atmak olarak nitelendirdiler.

Böylece AKP iktidarının tam istediği şey oldu, CHP üçe bölündü.

Bu bölünmeyi önleyecek olan Yeni Parti'ye liderlik eden Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'dur, ayrıca CHP'nin içinde Kılıçdaroğlu'na karşı mücadele edilmesi gerektiğini savunan ve yakında kim oldukları belirginleşecek olan öncü kişilerdir.

Yeni Parti'ye geçişler CHP'ye geri dönmek üzere geçici olarak gerçekleştiyse, ortak noktaları Kılıçdaroğlu'nun ve AKP'nin "mutlak butlan" darbesine karşı mücadele etmek olan CHP'lilerin, kendi aralarında dayanışma içinde yapıcı bir diyalog içinde olmaları gerekmektedir.

Aksi halde, CHP içinde Kılıçdaroğlu'na karşı mücadele verenlerin başarılı olmaları durumunda, Yeni Parti'ye geçen CHP'lilerin CHP'ye geri dönmeleri olanaksız hale gelir ve CHP daha da büyük ve derin bölünmelerle karşılaşır.

***

CHP'deki bölünmelerin bu aşamaya gelmesinin baş sorumlusu kuşkusuz ki Kılıçdaroğlu'nun kendisidir. Ancak Özel de bu bölünme sürecini tetikleyen unsurlardan birisi olmuştur.

Yeni Parti'ye geçilmesi çağrılarının, tüm mücadele olanakları tüketilmeden, gereğinden fazla erken yapılması; Yeni Parti'nin adının herhangi bir ideolojiyi çağrıştırmaması; Yeni Parti'nin logosunda "altı okun" yer almaması; CHP'deki antidemokratik parti tüzüğünün ve birçok eksiği olan parti programının olduğu gibi kopyalanarak Yeni Parti'ye aktarılması; Yeni Parti'nin kurucularının ve öncülerinin, Kılıçdaroğlu'na yıllarca destek olan ve Kılıçdaroğlu'nun eski ekibindeki kişilerden oluşması, medyada estirilen yapay "rüzgârların" aksine, CHP tabanındaki ve örgütündeki birçok kişinin, Yeni Parti'ye kuşkuyla yaklaşmasına neden olmuştur.