ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye'deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD'ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Bir ülkenin yönetimi ile halkını ayırmaktan aciz bu fanatik ve dogmatik yaklaşım, dünyaya insanlık açısından bakılmasını ve dünyadaki tüm insanlar için bir hak mücadelesi verilmesini engellediği gibi, antiemperyalizmin ideolojik temellere değil, ilkel ve basit bir şovenizme, ırkçılığa, ayrımcılığa ve nefret söylemine dayanmasına yol açmaktadır.

Bu hastalıklı yaklaşım aynı zamanda, uluslararası ilişkilerin de gerçeklere uygun bir biçimde kavranmasını olanaksız kılmaktadır. Bu çerçevede birçok kişi, zihinsel kurguların bir sonucu olarak, ABD'yi in ve Rusya ile bir karşıtlık ve düşmanlık çerçevesine oturtmaya ve umutlarını Rusya'ya ve in'e bağlamaya çalışmaktadır.

Oysa bu ülkelerin arasındaki ilişkiler, özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin ve "Varşova Paktı"nın yıkılmasından sonra, bir karşıtlık ve düşmanlık ilişkisinden çok, bir rekabet ilişkisine dönüşmüştür.

ABD, Rusya ve in arasındaki ideolojik ayrılıklar azaldığı ve Rusya ile in de küresel kapitalist düzenin birer unsuruna dönüştükleri için, ABD'nin Rusya ve in ile mutlak bir karşıtlık ilişkisi içinde oldukları söylenemez.

Böyle bir karşıtlık ilişkisi olsaydı, ABD yönetimlerinin uyguladığı emperyalizm, ideolojik temeller üzerinden dengelenebilirdi, belli bir ölçüde frenlenebilirdi veya ortadan kaldırılabilirdi. Ne yazık ki gerçekler bu yönde değildir.

***

Üstelik ABD ile in arasındaki ilişkiler, ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerden daha da önce gelişmeye başlamıştır. ABD ve in arasındaki ilk yakınlaşma, ABD Devlet Başkanı Richard Nixon'un 1972 yılındaki in ziyaretiyle başladı. Nixon'ın in'in kurucu Devlet Başkanı Mao Zedong ile gerçekleştirdiği görüşmeyle birlikte, ABD ile in arasında 1949 yılından beri var olan buzlar kırıldı.

1972'den itibaren günümüze kadar, ABD ve in devlet başkanları ve yöneticileri arasında düzenli görüşmeler gerçekleşti ve bazı iniş çıkışlara rağmen, ABD ve in arasındaki ticari, siyasi ve kültürel ilişkiler sürekli bir gelişme çizgisi içerisinde oldu.

Günümüzde, in ABD'nin en büyük üç ticaret ortağından birisidir; in'in de en büyük ticaret ortağı ABD'dir. in, bazılarının sandığı gibi Avrasyacı değildir, aksine, ABD ile ilişkilerini geliştirmek için onlarca yıldır çaba sarf eden bir ülkedir.