En zorlu süreç geride kaldı taraftarlar için. Artık şampiyon belli Türkiye Ligi'nde. Biliyorum geçtiğimiz hafta sonu alaycı mesajlar atıldı, belki kalpler kırıldı, hafiften kötücül sözlerde söylendi.
Bu söylenen sözlerden kastım, kazanan takım diğerleriyle dalga geçti, kaybedenler ise hırslarından her yapılan paylaşıma cevap yetiştirdi. Hepsi o anın hırsıylaydı. Kimseye gönül koymayın tamam artık bitti gitti.
Sert geçti bu sezon o yüzden mazur göreceksiniz arkadaşlarınızı, dostlarınızı artık. Kaybedenleri anlamaya çalışın. Hep olur gibi olması ama son anda olamaması canlarını sıkmıştır. Kazananı da anlayın. Kaybedecekleri bir sezonu alıp göğüsledirler. Bir maç yüzünden insanlar birbirini kaybetmesin aman ha. Bunları yazıyorum çünkü şahit olduklarım var.
Az kaldı 1 ay sonra Dünya Kupası'nda hepimiz aynı forma için bağırıp çağıracağız, enerjinizi ona saklayın.
Galiba olacak bu sefer
Tütün ürünlerine savaş başladı. Adım-adım, yıl-yıl uygulamaya geçilecek. Hatta belli bir süre sonra bu ürünleri kullanmanın tamamen yasaklanması planlanıyor.
Ama ilk adım sokakta başlayacak. Yani restoranlarda ve kafelerde. Öyle uzunca bir süre yok bunun için.
Önümüzdeki günlerde bile sıkılaştırılabilir o denetimler.
Sigara ihlallerinde verilen cezalar 100 kat artırılacak mesela. Bunu trafik yasalarında da gördük. Cezalar arttı ve yapılan ihlallerde azalmalar yaşandı. Bunlar rakamlarla sabit.
Neyse bu mevzuda da ceza caydırıcı olacak. Düşünsenize 100 kat ceza yemeyi hangi işletme göze alabilir
Ya da müşterileri diyelim. Şimdi 20 bin ceza yiyorsa müşteri, 200 bin yeme riskini göze alır mı Almaz.
Ha dışarı çıkmam evimde otururum der ama o da bir yere kadar. Böyle böyle bu iş çözülür. Böyle böyle sigara içmeyen insanların o duman altı yerlere gidince yaşadığı rahatsızlık biter.
Zaman alacak ama tıpkı dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bizde de dumansız hava sahası yüzde 100 çalışacak gibi geliyor bana. Gerçekten en yakın örnek Avrupa. Bizler dahi oraya gidince o kurallara uyuyoruz. Sigara içen varsa hava buz gibi de olsa çıkıyor dışarıya titreyerek içiyor sigarasını. Sonrası zaten pişmanlık, içmem olur biter diyor ve oturup yemeğini yiyor. Bu kadar basit.
Yetkili olup sorumlu olmamak
Bu cümle uzun süre konuşulur aslında.
Bu cümle literatüre 'saçmalık' diye girebilir aslında.
Sergen Yalçın maç sonunda; "yetkilisi olduğum ama sorumlusu olmadığım bir işin bedelini ödüyorum" diye bir cümle kurdu.
Yani böyle bir şey ilk kez işitiyor bu kulaklar. Nasıl olabiliyor mesela yetkili olup sorumlu olmamak
Kim istemez ki bir yerde hem yetkili olmayı ama başarısızlıklarda sorumlu ben değilim demeyi

5