FOMO mu JOMO mu

Orkun Ün
Bugün
12

Günümüzde yeni kavramalara çok alışığız artık. Gel diyoruz gel, ya seninle mavra yapacağız ya da ne kadar güzel bir kelime diye sahipleneceğiz seni, sen yeter ki bir gel...

"FOMO" ve "JOMO" diye iki kelime var. İkisi de bir yaşam felsefesi.

FOMO, bir şeyleri kaçırma korkusu.

JOMO ise bir şeyleri kaçırmanın keyfi.

Haydi buyrun...

Sosyal medyada kendine influencer diyen ama aslında bir şey olmayan, yalandan sağa sola tavsiyeler veren, kendi hayatında mutlu olmayan, davet davet gezen, bir kuruş para harcamayan, evde içtiği suyu bile bedavaya getiren sayısız kişi var artık.

İşin kötüsü gençleri de özendiriyorlar.

Çok para kazanıyormuş izlenimi veriyorlar ama aslında ne para kazanıyorlar ne de itibar.

Neyse işte onlar FOMO'cular.

Çünkü korkuyorlar bir tane etkinliğe çağrılmamaktan.

Sabah uyanırlar mail'lerine bakarlar, sonra sosyal medyalarına girip arkadaşlarını bir etkinlikte gördüler mi başlarlar "ben niye yokum" diye...

Haberin Devamı

Ama JOMO öyle mi... Pamuk gibi olur JOMO'cular.

Çünkü onların stresi, telaşı bir yerde olmak üzerine kurulu değildir.

Onlar aksine bir yerde olmamanın keyfini çıkarır, hatta çoğunun kendi tercihidir bir yerlerde olmamak.

O yüzden JOMO'culuk candır, FOMO'culuk cehalet...

Çiftlik mi orası

Yani o kadar ilginç şeyler çıkıyor ki ortaya, gel de "Orası babanızın çiftliği mi arkadaş" diye isyan etme!

Milli Takım için yapılan marşlara bile karışanlar varmış takım içinde.

Mesela Hakan Çalhanoğlu ve Merih Demiral "Şu marş olmasın, bu marş olsun" diye ısrar bile etmişler.

Böyle bir baskılama, böyle mobbing, böyle kraldan çok kralcılık, "ne dersek o olur" tavrı...

Oyna futbolunu, ondan sonra bu çirkinliklerini tartışırız. "Düzelin, kendinize gelin" diye hafifçe önerilerde bulunuruz ama sen futbol da oynamadın ne bu dayılıklar

Hiç çıkmayacak ortaya mı sandılar da böyle kabadayıcılık oynadılar milli takımda acaba

Sanıyorum bu takımda herkes bir şekilde kendini affettirecek zamanla ama birkaç isim bir daha o formayı giyemeyecek.

Takımdaki genç yeteneklere yazık ettiniz, korkunuzdan top oynattırmadınız çocuklara.

O devir bitti, abicilik, gruplaşma, "Benim adamlarım bunlar" tavırları geçti artık.

İş yapmıyor yeni futbol düzeninde...

İşin aslını keşke bilseniz

Günümüzde çoğu şey kolaylaştı.

Haberin Devamı

Mesela bir konu hakkında yorum mu yapacaksınız

Yaz Google'a, yapay zekâ versin yanıtı, sen de kes ahkâmını orada burada...

Her sene Gazi Koşusu sonrası konuşulanlar mesela.

Birileri çıkar şapkalara, giyinenlere laf atar.

Yazar Google'a, "Aaa bu İngiliz Kraliyet At Yarışları'ndan aşırmaymış" der.

Adını da orijinal kullanır, Royal Ascot der.

Telaffuzu kolay, o yüzden zorlanmıyorlar merak etmeyin.

Neyse...

Ama bu son 20-30 yıldır gelen bir alışkanlık değil ki. 1920'lerde Türk toplumunda sosyal hayat, Batı standartlarına taşınmak isteniyor.

1927'deki ilk koşuda ise dönemin tüm 'elitleri' şıklıklarını göstermek için o koşuda yer alıyor.

Zamanla Cumhuriyet tarihine, Türk atçılığına, Gazi'ye, Gazi Koşusu'na bir saygı duruşu haline geliyor.