Erol Köse'nin cenazesinde, öncesinde ve sonrasında yakınları, son zamanlarında yanında olanlar birçok detay anlattı.
Hayli zor süreçlerden geçmiş Köse.
Meğer bağıra bağıra geliyormuş gelmekte olan.
Son 1 haftasından son gününe kadar bazı yaşananları anlatayım...
Mesela bayramın üçüncü günü eski bir magazinci abimiz aramış Köse'yi.
Bayramlaşmışlar, kısa bir sohbet, "Nasılsın, iyi misin" diyalogları...
Köse, telefonda arayan kişiye ALS hastalığından bahsetmiş ve "Ben 1 sene içinde Safiye Soyman'ın hayatını kaybeden oğlu gibi olacağım" demiş. Yürüyemeyecek, konuşamayacak, yemek bile yiyemeyecek hale geleceğinden bahsetmiş.
Yani zaten sinyallerini vermiş...
Haberlerde çıktı, Mevlüt diye bir yardımcısı varmış Köse'nin. Komedi Dans Üçlüsü isimli grupla ilk piyasaya çıktığı günden beri yanındaymış.
Haberin DevamıYaşadıkları yerde alt kat ofis, üst kat daire şeklindeymiş.
Aşağıya ofis katına inmiş yardımcısı.
Bir süre sonra artık megafon mudur adı yoksa başka bir sistem mi var evde bilmiyorum ama o tuşa basarak, "Erol Bey ben yukarıya çıkıyorum, geliyorum" demiş.
Cevap ise şu olmuş: "Sen gelme, ben aşağıya iniyorum."
Ve atmış kendini.
Bu söylediği son cümlesiymiş.
Muhtemelen gelip zan altında kalmasını istemedi yardımcısının. Ve hayatına son verdi tek başınayken.
O dönem 'kötü' dönemdi
Dönemin yapımcıları ve hâl3a sektörde olan bazı isimlerin dilinde ise Atilla Taş vardı.
İddiaları, o dönem yaşadıkları ve anlattıklarına göre onlar da Atilla Taş'a hafif tepkiliydiler.
Mesela "O dönem Atilla Taş'ı parlatan Erol'du" diyorlar. Klibine dönemin parasıyla 100 bin dolar harcanmış. Hatta bir kanal yöneticisini defalarca kez aramış Köse, "Klibi yayınla" diye. Buradan da işine sahip çıkan biri olduğunu ima ediyorlar Köse'nin.
Bakın ben hatırlamam ama hatırlayanlarla konuşurum sık sık. O dönem Kral Müzik kanalının her şeyi forse ettiği bir dönemdi. Tekelleşme vardı. Dijitalleşmeye adım adım gidilirken tekelleşme de çok fazlaydı. E Erol Köse de o gücü almıştı eline ve gençti.
Diyebilirsiniz ki cahildi...
Haberin DevamıDiyebilirsiniz ki kötü kalpliydi... Bilemem.
Sonra o sanatçılarla anlaşmazlık yaşadı ve çoğuyla bağı koptu.
İşte bağ koptuktan sonra da belki gücünü tam aksi yönde kullandı.
Özetle kuralsızlığın kutsandığı bir dönemdi o dönem.
Yani gücü elinde olan her türlü yönteme başvurabiliyordu. Ve insanlık yanılgısıdır, "Bu devran hep böyle gider" sanıyordu.
Öyle olmadı, çok hızlı değişti her şey.
Sonrasını zaten gördük, yaşadık, yaşıyoruz.
Kimler vardı
Helallik tartışmaları her yerde haber olmuşken, ölünün arkasından kötü konuşmak kimsenin canını yakmazken 'o' an merak ediliyordu.
"Müzik dünyasının önemli ismi" diye hitap etti imam ve helallik istedi Erol Köse için.
Haberin DevamıOlabildiğince yüksek ses çıkarmaya çalıştı cenazeye katılanlar "

4