Dedektiflik yalanı

Orkun Ün
Bugün
10

Girin internete ve dedektif yazın. Karşınıza binbir vaatte bulunan siteler çıkıyor.

"Biz yüzde 100 gizlilik içinde araştırma yaparız. Özel hayatı didik didik eder ihaneti saplarız. Eşiniz mi aldatıyor, sevgilinizden mi şüpheleniyorsunuz bize koşun" diye yazıyorlar.
Türkiye'de profesyonelce bu işi yapan yok, kanmayın bunlara.
Kaldı ki birinin özel hayatını didik didik etmeye de kimsenin hakkı yok.
Sizler birini takip ettireceğim, ihaneti yakalayacağım derken suçlu olursunuz benden söylemesi.
O dedektiflik işini yapanların geçmişini de inceleyin bence.
Yüzde 80'inden fazlası hiçbir işte dikiş tutturamamış, o sektörden bu sektöre geçmiş, sonunda "Bir de dedektifliği deneyeyim" diyen tipler.
Kandırılıyorsunuz anlayacağınız.

"Çarçur ediyorsun"

Organize İşler'in son serisi çekim sürecindeki olan biteni de getiriyor önümüze.
Oradaki oyunculardan biri olan Ekin Türkmen, Yılmaz Erdoğan'ın kendisine söylediği sözleri Sibel Arna'nın YouTube kanalında anlatmış.
Yılmaz Hoca, "Seksapelini bu kadar çarçur eden bir oyuncu daha görmedim" demiş kendisine.
Kullan demiş sana verilen yeteneği yani.
E tabii bu söz düştü bir kere sosyal medya çukurunun eline.
Şimdi birçok kişi, "Yılmaz Hocam böyle bir laf edilir mi Ah be hocam keşke daha yumuşak söyleseydin" falan diyor.
E olur! Eleştiri zaten bizim milli mesleğimiz gibi bir şey.
Bence direkt böyle de dememiştir ya Yılmaz Erdoğan.
Önünde arkasında vardır başkaca cümleler.
Çat diye bunu söylerse her türlü yanlış anlaşılmaya kapı açılması normal.
Buradan da "Organize İşler Karun Hazinesi" dizisine bağlayayım o zaman. Ben film sanıyordum bir açtım dizi.
Eski serileri arattı mı, evet.
Ama milletin dediği gibi de öyle az puan verilecek bi şey değil.
Kıvanç Tatlıtuğ, Uraz Kaygılaroğlu...
Onların oyunculukları tartışmaya kapalı güzellikteydi.
Karakterler bazılarına itici gelmiş olabilir ama amaç oydu zaten.
Verilen rolü hakkıyla oynamış iki isim de.
Yani dizi mi oyunculuklar mı denirse oyunculukları birkaç puan öne koyarım ben.

Haberin Devamı

Yemek sonrası müzik

Bu sezon şöyle gelişmeler oldu İstanbul'da.
Hem yemek hem müzik iki adımda harmanlandı. Nasıl mı
İki mekân üzerinden örnek vereyim.
İlki Spago Nişantaşı:
Nişantaşı'nda St. Regis otelin terasında bulunuyor Spago. Birkaç hafta önce canlı müziğe başladılar.
Cuma ve cumartesi akşamları 'Off The Record' isimli mekânda canlı müzik yapıyorlar.
Önce yemek yeniyor Spago'da. Wolfgang Puck önderliğinde hazırlanan menü, tepeden İstanbul manzarası eşliğinde sunuluyor.
Yemekler bitiyor 2-3 adım yürüyerek canlı müziğe geçiyorsunuz.
Bu, şimdi kim kalkıp oraya gidecek algısını ortadan kaldırıyor.
Haydi geçelim de biraz müzik dinleyelim diyorsunuz.
Özlemişti İstanbullu böyle etkinlikleri.
İkinci mekân ise Şirket ve Goyo Sea Food: