Akıl almaz, akıl durur!

Orkun Ün
Bugün
8

Bir internet yayıncısı Ataberk Doğan...

Geçtiğimiz gün kalabalık bir ekiple canlı yayın yaparken saçma sapan sözler söylemiş.
Hayır, bir insan hele ki aklı başında olan bir insan neden böyle fütursuz cümleler kurar, hiç anlayamıyorum...
Yayın sırasında bir kızın kedisi kamera önüne geliyor.
Kedinin arkası dönük.
Ataberk işte o an başlıyor saçmalamaya...
"Of bak..." diyor, bir insanın aklına bile gelmeyecek, bana göre ahlak sınırlarını zorlayan cümleler kuruyor.
"Doğum gününde kediye 'şu şu' hediyeyi al" diyor.
'Şu şu' yazabildim ancak, düşünün işte.
Sizler nasıl zihinlere sahipsiniz merak ediyorum.
Bir canlı için böyle yakıştırmalar nasıl yapabilirsiniz, sizleri incelemek istiyorum.
Böyle yukarıdan bakmalar, 'ben kimseyi önemsemem'vari konuşmalar, 'ben istediğimi istediğim yerde dile getiririm' demeler falan hem itici hem yersiz...
Ama işte yayıncılıkta da tıpkı diğer mesleklerde olduğu gibi liyakat gerekiyor. Bu sanal medya denen çukurda liyakate bakılmadığı için böyle mide bulandırıcı görüntüler de sık sık karşımıza çıkıyor.

Haberin Devamı

Ne var ki yürüyüşünde

Hülya Avşar'ın konsere çıkarken sahneye doğru yürüyüşünü çekmişler. Kadın gayet sempatik yürüyor.
Ama muhtemelen giydiği ayakkabılardan ya da elbisesinin hassaslığından adımlarına dikkat ediyor.
Yavaş yürüyor, sanki bastığı yerde bir şeyler var onu incitmemesi gerekir gibi hareket ediyor vesaire...
Kadınlar iyi bilir ki bazen iddialı topuklu ayakkabılar bu durumu yaratabilir.
Neyse...
Nedense Erkan Petekkaya yorum yapmış o videonun altına.
Demiş ki; "Yürüyemeyen kadın ya da bir insan, bir canlı ama yürüyemiyor".
Zaten bu cümleyi anlamak zor da... Niyeti okuyabiliyorsunuz. "Yürüyemiyor" diye dalga geçiyor kendince Avşar'la.
Burada çok 'olmaz' var.
Bir kere, kime ne
Nasıl yürürse yürür.
Neden gidip yorum yaparsın bir kadına
Neden 'yürüyemiyor' diye dalga geçersin aklınca
Tüm olmazları almış birleştirmiş ve hayata geçirmiş Petekkaya. Çok ilginç gerçekten. İnsanlar keyif alıyorlar birbirleriyle dalga geçmekten.

Adına çay demezler

Fiyat algısı kayboldukça ufak tefek kalemlerde yapılan yüksek fiyat uygulamaları gözden kaçıyor.
Çay mesela.
Bir fişte iki çaya 1000 lira yazıldığını gördüm.
Ama bakın "çay" dememişler fişte.
Fiş üzerinde 'Turkish Tea' yazıyor.
Belki o da bir algı oyunu, bilemiyorum.
Muhtemelen turistlerin sık sık gittiği bir yer. Belki de bir otel fişi o, bilmiyorum.
Çünkü ben Boğaz hattında bir otelde çayın 560 liradan başladığını biliyorum.
Ama çeşit çeşit çayları var.