Yaşar Kemal

"Kardeşlik Süreci"nde geldiğimiz noktayı Yaşar (Kemal) Abi'nin görmesini çok isterdim. Bütün partilerin ortak imzasıyla açıklanan Çözüm Raporu bir zamanlar onun yargılanmasına neden olan eleştirileri içeren bir rapor. Eskinin birçok tabu konusu, artık Komisyon Raporu'nda da birer gerçek olarak ifade ediliyor.

Yaşar Abi'yle yıllar önce yaptığımız bir söyleşide onun dil konusundaki duyarlılığı şöyleydi: "Dilini ver adama. Adam kardeşinin dilini keser mi Ben yalnız Kürtler için demiyorum. Örneğin elimde Çerkezlerin Nart Destanı var. Bu Türkçede yayınlansaydı Dede Korkut kadar bir zenginliğimiz olurdu. Kürtlerin büyük bir kültürleri var. 16.Yüzyıl Ahmedi Hani. Büyük bir şair ama o da Osmanlıca yazmış Fuzuli gibi. Fekiye Teyran var ki en hayran olduğum şairlerden. Adam bir efsaneye göre 400 tane şiir söylemiş hepsi de kuşlar üstüne. Yeni romanımda Fekiye Teyran'dan söz edeceğim. Yani kuşların fakihi, öğretmeni, kuşların şairi o. Manas Destanı dünyanın en büyük destanlarından. Yüzbinlerce dizesi var. Moskova'da Abdullah isimli bir Manasçı tanıdım.

Haberin Devamı

Bana Manas Destanı'yla ilgili 75 bin dize yazdırdığını söylemişti. Kürtlerde de ben bunlara Homerik destan diyorum. Hala bu destanlar yaşıyor. Kılam, yani bir çeşit yiğitleme, bir çeşit ağıtlama hala yaşıyor. Van'dan bir akrabam gelmişti. Bir destana başladı neredeyse üç gün, üç gece sürecek uzun bir destandı. Türkiye'de ırkçılık hep devlet içinde güçlü oldu." (Cumhuriyet Dergi, 26 Şubat 1995) Yaşar Kemal, Kürt meselesinin bir Türk meselesi olduğunu, bir kardeşlik ve eşit vatandaşlık meselesi olduğunu gündeme taşıyan bir öncüydü. Tabu olan, kullanılması uzun süre yasak olan "Kürt" sözcüğünün meşru hale gelmesinde, toplum içinde yasakçılığın gücünü yitirmesinde, katkıları unutulamaz. Yaşar Kemal, Türkiye'nin demokrasi yolculuğunun mihenk taşlarındandı.