Trump, kendi politikalarına ters düşen birçok eyleme "sol terör" adını veriyor. Bu bağlamda, "aşırı sol ve anarşist terör" adını verdiği eğilimleri, Batı demokrasileri için "güvenlik tehdidi" olarak tanımlıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yunanistan'ı "sol terörle" verilen mücadelenin başarılı örneği olarak öne çıkartıyor. Rubio şöyle diyor: "Modern çağın büyük bölümünde, siyasi şiddetin en baskın biçimi, sol terörizm olmuştur." "Sol terör" kavramının Washington'ın gündemine bu kadar girmesinin asıl sebebi, ABD'nin içeride yaşadığı olaylar. Trump "sol terör" kavramını 2020'de George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan büyük protestolar sırasında öne çıkarmıştı. Trump'ın yeniden iktidara gelmesinden sonra buna bir de kaçak göçmenlerin sınır dışı edilmesine karşı gelişen direniş eklendi. İçerideki bu gerilimler, ABD'nin müttefiklerine, özellikle de Yunanistan'a bakışını doğrudan etkiledi. ABD'nin Dedeağaç gibi bölgelerde artan askeri varlığı ve Yunanistan'la derinleşen stratejik entegrasyonu da bundan tamamen bağımsız değil.
Haberin DevamıGÜVENLİKÇİ PERSPEKTİF YÜKSELİŞTE
Dışişleri Bakanı Rubio'nun son konuşmalarında Yunanistan'a art arda yaptığı değinmeler, sıradan bir diplomatik ilginin ötesinde. Rubio'nun "sol şiddet" bağlamında Yunanistan'a ilişkin verdiği ilk örnek, 1 Temmuz 2026'da Selanik'te 72 yaşındaki Vagia Nestora'nın ölümüyle sonuçlanan kundaklama saldırısıydı. Bu saldırıdaki asıl hedef, Vagia Nestora'nın kızı Afroditi Nestora'ydı. Afroditi Nestora, Başbakan Miçotakis'in liderliğindeki merkez sağ Yeni Demokrasi Partisi'nden milletvekili adayı olmuştu. Anne Vagia Nestora hastanede hayatını kaybetti. Afroditi Nestora, babası ve binadaki başka kişiler, yaralandı. Rubio, saldırıyı "kızı kamu görevine aday olmaya cesaret ettiği için bir annenin öldürüldüğü siyasi infaz" olarak tanımladı. Rubio'nun verdiği ikinci örnek: "17 Kasım" örgütü. 17 Kasım, adını 1973 yılında askeri cuntaya karşı başlayan öğrenci ayaklanmasından alan silahlı bir sol örgüttü. 1970'lerin ortasından 2000'li yılların başına kadar diplomatlara, iş insanlarına, siyasetçilere ve güvenlik görevlilerine yönelik suikast ve saldırılar düzenledi. Amerikan tarafına göre Yunanistan'daki radikal siyasi şiddet vakalarının yüzde 80'den fazlası aşırı sol ve anarşist çevrelerden kaynaklanıyor. Türkiye, kendisini zaman zaman terörle mücadelede kritik bir ülke olarak tanımlar. Şimdi Yunanistan'da da buna benzer bir güvenlikçi vurgunun oluştuğu görülüyor. Yunanistan, Marco Rubio tarafından, "Amerikalı diplomatların öldürüldüğü saldırıları yaşamış, uzun süreli (sol) örgütlerle mücadele etmiş ve Batılı müttefiklerine aktarabileceği özel bir tecrübe biriktirmiş ülke" olarak anlatılıyor. Bu anlatı, ABD'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik mimarisinde Yunanistan'ın ağırlığını artırmasına zemin hazırlayabilir. Trump yönetimi, "aşırı solun" sistemli biçimde izlenmesi gerektiğini savunuyor. Yunanistan da Trump'ın bu güvenlikçi çizgisinin adeta "Avrupa'daki vitrini" olarak tasarlanıyor. Yunanistan, artık yalnızca bir müttefik değil; Washington'ın yeni güvenlik siyasetini Avrupa'ya anlatırken işaret ettiği "örnek ülke". Bazı Yunan gazeteleri de bundan gurur duyan bir havada. Yani Trump'ın biçtiği yeni elbiseden memnun görünüyorlar.

9