Sırbistan'ı 12 senedir yöneten Aleksandar Vuçic'in siyasi hâkimiyetine, öğrencilerin öncülük ettiği hareket son verdi. Güçlü bir liderin çevresinde örgütlenmiş siyasi düzeni, belirgin bir lideri bulunmayan hareket yıktı. Fakat sokakta ve sandıkta başarılı olan bu hareketin devleti ve dış ilişkileri nasıl yöneteceği belirsiz. Sırbistan'ın AB ile sorunları, Kosova meselesi ve Rusya'ya enerji bağımlılığı iktidar değişikliğiyle ortadan kalkmış değil.
Biraz geriye gidersek: Gösterileri tetikleyen olay, 2024 yılında Novi Sad tren istasyonunun beton sundurmasının çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesiydi. Yaşanan bu felaket, yolsuzluk ve yönetim anlayışına karşı geniş bir toplumsal tepkiye dönüştü. Bunun sonucunda da öğrencilerin desteklediği liste, oyların yüzde 52,7'sini ve 250 sandalyeli parlamentoda 139 milletvekilliğini kazandı. Dünyada tuhaf bir tablo var: Brezilya'da eski bir solcu lider yeniden kazanıyor, Sırbistan'da lidersiz bir hareket iktidara hazırlanıyor, İsrail'de ise değişim isteyenlerin önemli bölümü yine eski askerlerin etrafında toplanıyor.
Haberin DevamıHaberin Devamı
BREZİLYA
Solcu İşçi Partisi'nin lideri, mevcut Cumhurbaşkanı Lula da Silva, eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu Flavio Bolsonaro'yu yenerek dördüncü kez seçildi. Lula ilk turu geride tamamlamasına rağmen ikinci turda oyların yüzde 51,79'unu aldı. Brezilya'da altmış yaş üzerindeki seçmenler toplam seçmenin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. Lula, geçmişteki sosyal kazanımlarını hatırlayan yaşlı seçmen tabanında çok güçlü. Lula'nın sosyal harcamaları koruma vaadi karşılık bulurken, piyasalarda kamu borcu ve bütçe açıkları konusunda endişeler büyüyor. Seçim zaferinin ardından Brezilya para birimi ve borsası sert geriledi. Lula'nın sınavı, sosyal devlet anlayışıyla mali disiplin arasında denge kurabilmek.
İSRAİL
İsrail'deki 27 Ekim seçimleri tüm dünyayı yakından ilgilendiriyor. Netanyahu'nun en önemli rakibi, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot. Onun gördüğü ilgiyi şimdiden "İsrail'de barışçı siyasetin güçlenmesi" olarak yorumlamak belki tam doğru olmayabilir. Ancak Eisenkot bir şeyleri değiştirmeye niyetli olduğunu söylüyor. Öte yandan güvenlik konusunda oldukça sert görüşlere sahip. Partisinin programında bağımsız yargı, güçlü kamu kurumları, toplumsal eşitlik ve başbakanlık süresinin sınırlandırılması gibi hedefler var. Bu yönleriyle Netanyahu'nun dinî ve aşırı sağcı ortaklarından ayrılıyor. Eisenkot, İsrail'in kendi içinde daha demokratik ve kurumsal bir düzen isteyen, ancak Filistin meselesini öncelikle güvenlik açısından değerlendiren bir siyasetçi. İsrail'de 120 sandalyeden en az 61'ini kontrol etmek gerekiyor. Arap seçmenlerin oyları da belirleyici olabilir. Netanyahu karşıtı partilerin bir bölümünün Arap partileriyle koalisyona yanaşmaması da ilginç.

14