'PKK silah bırakmayacak' iddiası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'dan bir iddia: "PKK silah bırakmayacak, silahların yerini değiştirecek." Özdağ, PKK'nın silahlarını Suriye'deki unsurlara ve İran'daki PJAK yapılanmasına kaydıracağını; bu unsurların da İran'da çıkacak Amerikan-İsrail destekli bir iç çatışmada mevzilenmeye hazırlandığını iddia ediyor.

Özdağ'ın iddiası, somut kanıtlara değil bölgesel çatışma ihtimallerine dayanan bir varsayım. Oysa mevcut siyasi ve toplumsal koşullar, demokratik entegrasyonu güçlendiriyor. Biraz geriye gidelim: 1993'te Öcalan ateşkes ilan ettiğinde devlet içindeki aşırı milliyetçi çevreler bundan memnun kalmamıştı. Bana göre, bu çevrelerle PKK içindeki barış karşıtı güçlerin tutumları birbirini besledi ve bunlar sürecin sabote edilmesinde etkili oldu. Çatışmalar yeniden başladı.

Haberin Devamı

O dönemde kalıcı bir barış sağlanabilseydi, sonraki yıllarda yaşamını yitiren on binlerce insanımız bugün hayatta olabilirdi. Ekonomimiz daha iyi durumda, ülkemiz insan hakları bakımından daha özgürlükçü bir yerde olabilirdi. Bugüne gelirsek PKK'nın silah bırakma ve kendini feshetme kararı stratejik bir karar; aynı zamanda gelinen koşulların dayattığı bir kaçınılmazlık. Silahların susmasını en çok isteyen, bölge halkı.

Barışın en önemli toplumsal dayanaklarından biri, bu. Uluslararası ortam da silahlı mücadelenin sürdürülmesini desteklemiyor. ABD, uzun süre silahlandırıp desteklediği Suriye Demokratik Güçleri'ni (SDG) Şam yönetimiyle anlaşmaya ve Suriye devletine entegre olmaya çağırdı. Öcalan da SDG ile Şam yönetimi arasındaki 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanmasını ve demokratik entegrasyonu savunuyor.

"PKK onu dinlemez" diyenler, SDG'nin Öcalan'ın çağrılarına karşılık vermeyeceğini süylüyor. PKK'nın silah bırakmayacağını öne sürenlerin de bu değerlendirmeyi hangi somut gelişmelere dayandırdığını anlamak güç. TBMM'de çerçeve yasaya verilen 467 kabul oyu, güçlü bir siyasi iradenin açık ifadesi. Bu millet barış ve kardeşlik istiyor. Kürt meselesi bütün Türkiye'nin ortak meselesi; çözüm de ancak eşitlik ve adalet temelinde ilerleyebilir. Türkiye'nin demokratikleşmesi çözüm sürecinden bağımsız değil. Bu 467 oyun içinde Yeni Parti, CHP, DEM Parti, MHP ve AK Partili milletvekillerinin oyları var.