Narmikan Köyü'nün kitabı

Narmikan köyü, adını geri alıp kolektif bir tarih kitabı çıkardı: ama köyün bu sivil gücü, merkez medyasında neden bu kadar görünmez kaldı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Narmikan köyünün Türkleştirme projesine direnerek adını geri alan ve kendi tarihini kendisi yazan örnek bir kolektif çabasını anlatıyor. Bu başarıyı, otoriter politikalara karşı toplumsal direniş ve öz-organizasyon gücünün bir kanıtı olarak gösteriyor. Ancak söz konusu sivil güç ve kültürel direniş biçimleri, merkez medyasında neden bu kadar az temsil ediliyor?

"Narmikan: Bir Göç ve Dayanışma Hikâyesi" adlı 568 sayfalık kitap, köyün tarihini, geleneklerini, folklorunu; yaşlılarını, gençlerini, okumuşlarını, okumamışlarını anlatıyor. Rengârenk fotoğraflar eşliğinde, köyün tarihine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Kitabı hazırlayan, Narmikan Köyü Kalkındırma ve Dayanışma Derneği. Dernek başkanı Latif Adıgüzel şöyle diyor: "Elinizdeki kitap bu konuda bir ilktir ve umarız devamı gelir. Köyümüzün geçmişi, tarihi, gelenekleri, inançları, yaşam biçimleri, göç ve göçün etkileri konusunda yaşlılarımızdan röportaj ve anlatılar aldık. Bunu yıllar önce yapmalıydık ancak şimdi gerçekleştirebildik". Latif Adıgüzel, özellikle Kültür Komisyonu Başkanı Mahmut Özdemir'e ve eşi Semanur Özdemir'e de teşekkür ediyor.

Haberin Devamı

Narmikan, Malatya'nın Arguvan ilçesine bağlı bir Kürt köyü. Yıllar önce Türkleştirme projesinin bir parçası olarak köyün adı değiştirilmiş ve "Yazıbaşı" yapılmıştı. Köylüler bu isim değişikliğine karşı çıktı. Köy, 1954'teki adını 2014'te geri aldı. Bu yüzden yörede "ismini geri alan köy" olarak da biliniyor. Sirkeci'den ne zaman geçsem, seyyar satıcı bir Narmikanlı "Merhaba" der, sattığı üründen bir tane hediye etmek isterdi. Onların haberlerini, şikâyetlerini çok yazdım. Bir süredir eskisi kadar görünmez oldular. Ben de oralarda artık daha az dolaşır oldum. Yıllar önceydi... 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra, İbrahim Kaypakkaya ile birlikte Malatya-Gaziantep yöresine, darbe rejimine karşı direnmek için gelmiştik. Arguvanlı arkadaşlarımız vardı. Onlarla birlikte çalışmak amacıyla köyleri dolaşmaya başladık. Köylüleri askeri cuntaya karşı örgütlemek için, Kaypakkaya'nın da içinde bulunduğu bir grup arkadaşımız çalışmayı sürdürdü. İbrahim Kaypakkaya, Tunceli'de yakalandı ve Diyarbakır'da sorguda öldürüldü. Malatya'ya çok gittim. Bölgenin karmaşık yapısına paralel bir siyasi kompozisyonu vardır: Kürt, Türk, Alevi, Sünni... Bir zamanlar Ermeni... 1971'den 2003'e sıçrayalım: 32 yıl sonra yine Arguvan'ın dağlarındayız. Türkü Festivali'ndeyiz. İki Malatyalı arkadaşım yanımda. Önce Hrant Dink'in Malatya merkezdeki kuzenlerini ziyaret ettik. Hrant, Sal Mahallesi'ni gezdirdi, çocukluk günlerini anlattı. Biz oradayken, Ermeni Mezarlığı'nın son dua yerini belediye yıkmaya kalkışınca, tepki doğdu. Gazeteler ve televizyonlar bu girişimi eleştiren haberler yaptı. Dua yeri yıkılmadı. Malatya'ya her gidişimde orayı da ziyaret ediyorum. Orayı, Hrant'tan kalmış bir miras gibi görüyorum. Narmikan, kıyıda köşede kalmış bir ilçenin köyü. Rengârenk giysiler içindeki köyün gençleri, kadınları, okumuş yazmışları, okuyamamışları el ele vermiş; köyün tarihini incelemişler. Geleneklerini, göreneklerini ortaya çıkarmışlar. Kitap böyle vücut bulmuş. Narmikan kitabı, örnek bir kitap. Bir köyün kendi sivil gücüyle ortaya çıkardığı kolektif bir eser