Mayıs olmazsa bir başka gün

1 Mayıs gösterilerini yayınlayan TV'ler ve yayın organları asıl mesele olarak ekonomiyi gündeme getirdi. Asgari ücreti ve yoksulluk sınırını ele alan yayınlar öne çıktı.

Dünyaya baktığımız zaman şu tabloyu net olarak görüyoruz: Her ülkenin siyasi rejimiyle ekonomik refahı arasında bir ilişki var. Zengin ülkelerin çoğu, demokratik sistemlerle yönetiliyor. Demokrasinin en gelişkin olduğu ülkelerin çoğunda gelir düzeyi de çok yüksek Örneğin İskandinav ülkeleri... Ki oralarda da kişi hak ve özgürlüklerine ilişkin bazı sorunlar bulunuyor.

Haberin Devamı

Türkiye'de sendikaların temel talepleri, çalışanların maaşlarına ve örgütlenme meselesine dair. İspanya'daki 1 Mayıs gösterilerindeki temel talepse, "çalışma saatleri azaltılsın" şeklindeydi. Viyana'da ise sosyal demokrat belediye başkanı Michael Ludwig, kentin merkezindeki meydanda büyük bir kalabalık topladı. Sosyal Demokrat Parti lideri Babler de şöyle dedi: "Biz her çocuğun, her emeklinin ve her üniversite öğrencisinin yanında olacağız."

İtalya'daysa, Başbakan Giorgia Meloni, 1 Mayıs'ı sıcak karşılayan bir üslup kullanarak şöyle konuştu: "Çalışanlara, fırsat arayanlara, pes etmeyenlere ve her gün İtalya'nın büyümesine katkıda bulunanlara mutlu 1 Mayıs'lar diliyorum."

İtalya'daki göstericiler, ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel ekonomi üzerindeki etkisini eleştiren bir kuklayı Torino sokaklarında dolaştırdı ve hükümetin asgari ücret yasasını engellemesine tepki gösterdiler. Paris'teki eylemlerde, emeklilik yaşına dair tepkiler ön plandaydı. İsveç'te de benzer şekilde sosyal demokrat parti liderinden emekliliğin kolaylaştırılmasına dair bir öneri geldi.

Bizde de ekonomik yönden ciddi şekilde dezavantajlı kesimlerin olduğu açık. Siyaset bu noktada duyarlı ve sakin bir çizgi tutturmayı başarabiliyor mu Çözümü makulde arayan bir tutum oluşabiliyor mu