İran'da seçimlerle iktidar arasındaki ilişkiyi anlamak kolay değildir.
2003 yılında, bir grup yazar ve çizer "Doğu Konferansı" adını verdiğimiz bir inisiyatif oluşturmuştuk. "ABD'nin Irak'ı işgaline karşı bölge aydınları ne yapabilir" sorusundan yola çıkarak harekete geçmiştik.
Gezilerimizden birini İran'a yaptık. Mehmet Bekaroğlu, Yıldız Ramazanoğlu, Nuray Mert, Yılmaz Ensaroğlu, İpek Çalışlar, Hrant Dink, Etyen Mahçupyan, Eşber Yağmurdereli, Ömer Laçiner, Nihat Genç, Mete Çubukçu, Hakan Albayrak gibi isimlerin yer aldığı Doğu Konferansı heyeti olarak, ülkenin önde gelen gazeteci ve akademisyenleriyle görüştük. Aydınların çoğu cezaevinden yeni çıkmıştı.
Haberin DevamıO yıllarda Meclis'te reformcular çoğunluktaydı. Toplumda bir değişim ihtiyacı hissediliyordu. Ancak gerçek iktidar, "Anayasayı Koruma Konseyi"nin (Şûrâ-yı Nigehbân) elindeydi. Üyelerinin çoğunluğunu kendi içinden seçen bu yapı, milletvekili adaylarını ve çıkarılan yasaları veto etme yetkisine sahipti. Bu yüzden reformcu Hatemi ve ekibi seçimleri kazanmalarına rağmen iktidara gelememişti. Çünkü seçimler sadece biçimsel bir nitelik taşıyor. Sistem öyle kurulmuş ki, ne yaparsanız yapın, iktidar küçük bir tutucu azınlığın elinde kalıyor.
Biz Türkiye'den gelen heyet olarak amacımızı şöyle tanımlamıştık: "ABD işgaline karşı bölge aydınları ne yapabilir" Ancak hapisten yeni çıkmış İranlı aydınların tepkisi bizi şaşırttı. O yıllarda ülkenin tanınmış gazetecilerinden Şemsülvaizîn şöyle demişti:
"Ülkenin iç sorunları, ABD'nin müdahalelerine zemin hazırlıyor."
Bir başka muhalif gazeteci İsa Seherkız ise şunu vurgulamıştı:
"Demokrasi ve özgürlük mücadelesi olmadan yürütülen bir anti-emperyalist mücadelenin başarıya ulaşacağına inanmıyoruz. Özgürlük ve demokrasi olmadan barışı koruyamayız. Demokrasi olmadan ABD ile mücadelenin bir anlamı olmaz."
O günlerde reformcular etkiliydi ve kazanacaklarına inanıyorlardı. Ancak Şûrâ-yı Nigehbân'ın temsil ettiği muhafazakâr mollalar, seçim sonuçlarını geçersiz kılmayı başardı. Reformcular ise bu gidişata karşı koyacak geniş ve etkili bir cephe kuramadı.

82