Suriye'nin Halep kentindeki iki mahallede (Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri) yaşanan çatışmalar, varılan ateşkesle şimdilik durmuş görünüyor. Şam yönetimi ile SDG arasındaki gerilim, Halep'te bir çatışmaya yol açmıştı. ABD de gelişmelere doğrudan müdahil. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ekibi, Suriye Hükümeti ile SDG arasında yapıcı bir iş birliği için devreye girildiğini ifade etti. Açıklamalara göre bu iş birliği, Suriye'nin birliğine saygı duyan, tek egemen devlet ilkesini savunan ve tek bir meşru ulusal ordu hedefini destekleyen kapsayıcı ve sorumlu bir entegrasyon sürecini amaçlıyor.
Haberin DevamıABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye özel temsilcisi Tom Barrack ivedilikle Şam'a gitti ve X hesabından bir açıklama yaptı: "Bugün Başkan Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio adına Şam'da Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara, Dışişleri Bakanı Hasan Esad Şeybani ekibinin üyeleriyle bir araya gelerek Halep'teki son gelişmeleri ve Suriye'nin tarihi geçiş sürecinde izlenecek yolu ele aldık. Başkan Trump, bu anı, yeni bir Suriye için önemli bir fırsat olarak görüyor. Arap, Kürt, Dürzi, Hristiyan, Alevi, Türkmen, Asuriler ve diğerleri dahil tüm toplulukların saygı ve haysiyetle muamele gördüğü, yönetim ve güvenlik kurumlarına anlamlı bir şekilde katıldıkları birleşik bir ülke." Öte yandan meseleye Kürt cephesinden baktığımızda, daha farklı bir hava seziliyor. SDG çevrelerinin 10 Mart Protokolü'ne uymak konusunda bir itirazları bulunmuyor. Bunun bir geçiş süreci olarak kabul edilmesi gerektiğini ve sonunda entegrasyonun tamamlanacağını söylediklerini görüyoruz.
DEM Parti'nin açıklaması ise şöyle: "Halep'teki saldırıları insanlık suçu olarak görüyoruz. Ateşkesin kalıcı olması, yerinden edilenlerin evlerine dönmesi ve demokratik-kapsayıcı bir çözüm modeli için çağrıda bulunuyoruz." Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik şöyle diyor: "Suriye'de Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün kardeşlerimizin geleceği aynı istikamete bakmaktadır. Başka yöne bakmaya çalışanların ortak geleceğe suikast girişiminden başka bir işlevi yoktur. Gerçek barış, birlik içinde bir Suriye'den geçer. 'Tek devlet, tek ordu, tek Suriye' ilkesine karşı silah çekenlerin yabancı güç odaklarına hizmet ettiği açıktır." Çelik ayrıca, "Suriye Kürtleri" ile SDG'yi ayırarak, Suriye Kürtlerinin Suriye'nin "eşit ve ayrılmaz parçası" olduğunu; Kürtlerin bir örgüte indirgenmesinin haksızlık olduğunu vurguluyor. Sonuç olarak, Suriye Devleti yeni baştan şekilleniyor. Tabii ancak bu devleti meydana getiren tüm farklılıkların geleceğini güvence altına alan bir model kalıcı olabilir. Kürtlerin varlığını dikkate almayan ve onları dışlayan çözümlerin çatışma üretmesi ise kaçınılmaz. Halep'in iki mahallesindeki gerilim ortamı, Kürtlere yönelik bir tehdit olarak algılanıyor ve "uluslararası güvence" önem kazanıyor. Türkiye'nin çıkarı, Şam yönetimiyle olduğu kadar, bölgedeki Kürtlerle de dayanışma içinde, yeni bir Ortadoğu'nun ve demokratik bir Suriye'nin ortaya çıkmasının önünü açmakta.

4