Ev Sahibi-Kiracı Gerilimi: Dünyanın Ortak Sorunu

Ev sahibi-kiracı meselesi dünyanın birçok yerinde bir stres kaynağı. Türkiye'de sık sık bir daireyi emekliliğinin veya çocuklarının geleceğinin güvencesi olarak gören bir ev sahibiyle, maaşının önemli bölümünü kiraya ayıran bir kiracı karşı karşıya gelir. Orta sınıf ailelerin çocukları kira meselesiyle erken yaşta tanışır. Anadolu'dan İstanbul'a okumaya gelen gençlerin ve ailelerinin ilk sarsıntılarından biri, çoğu zaman kira rakamlarını öğrenince yaşanır. Bazen aile bütçesinin yetişmesi gerçekten mümkün değildir. Kira ödeyen emeklilerin durumu da ayrıca zordur. Son günlerdeki en çarpıcı örnek, İspanya'dan... Madridli Maricarmen Abascal, 1956'da genç bir kızken girdiği evinden 87 yaşında çıkarılacaktı. Babası ve annesi o evde ölmüş, o ise eski kira kontratını saklamıştı. Hukuki anlaşmazlık yıllar içinde büyümüş, tahliye aşamasına gelinmişti. Yüzlerce komşu Maricarmen için binanın önünde toplandı; bazıları sabaha kadar bekledi. Ertesi gün polis, merdivenlerde ve dairenin içinde oturarak tahliyeyi engellemeye çalışanları çıkardı. Maricarmen sedyeyle götürüldü. Birkaç saat sonra tepki Madrid'in merkezine yayıldı. Binlerce kişi sokaklara çıktı.

Haberin Devamı

Puerta del Sol'daki gösterilerde "Bir daha Maricarmen olmasın" sloganları atıldı. Sonunda şirketle anlaşma sağlandı: Maricarmen, hastaneden çıktığında aynı eve, gelirine uygun yeni bir kira sözleşmesiyle dönebilecek. Yaklaşık iki bin kilometre kuzeyde, Berlin'de Türk asıllı Alman siyasetçi Elif Eralp'in siyasetinin ana konularından biri de kiralar. Boynunda "Mietendeckel", yani "kira tavanı" yazan bir kolye taşıyor. Kendisinin de eşi ve iki çocuğuyla daha büyük bir kiralık ev aradığını, ancak uygun bir yer bulamadığını anlatıyor. Eralp, kira tavanı uygulanmasını savunuyor. Dünyanın başka köşelerinde aynı sorun bambaşka biçimlere bürünüyor. Çin'de bazı gençler ev sahibi-kiracı ilişkisinden bütünüyle kaçmanın yollarını arıyor. Tianjin'de yaşayan 24 yaşındaki bir genç kadın, depozito, emlakçı ve öngörülemeyen ev sahipleriyle uğraşmaktansa uzun süreli bir otelde yaşamayı tercih etmiş. Japonya, meselenin daha tuhaf bir yüzünü gösteriyor. Orada yaşlı bir kiracı için sorun bazen evden çıkarılmak değil, eve hiç kabul edilmemek. Bazı ev sahipleri yalnız yaşayan yaşlıların evde ölmesinden, geride eşya bırakmasından ve sonrasında doğacak sorumluluklardan çekiniyor. Madrid'de yaşlı bir kadın "Beni evimden çıkarmayın" derken, Japonya'da bir yaşlı "Bana bir ev kiralayın" demek zorunda kalabiliyor. Tabii eğer ülkelere göre ev sahipliği oranlarını karşılaştırmaya çalışırsak, meselenin derinliği bu köşenin kapsamını aşabilir. Son olarak şunu belirtelim: Altın, hisse senedi, fon veya vadeli mevduat sahibi olduğunuzda yatırımınızın içinde başka biri yaşamaz. Konutta ise bir insanın mal varlığı; başka bir insanın çocuklarının odası, mahallesi ve hatıralarıdır.