Amedspor Süper Lig'e çıkınca, eline Amedspor bayrağını alan sokağa çıktı. Tabii Türkiye'deki en ikonik kadın taraftar gruplarından birine, Amedspor sahip. Başörtülü kadınlar, mini etekliler, göbeği açık gezenler ve çarşaflılar başarıyı kutlamak için Amedspor formalarına büründü. Sokaklarda ateş yakanlar, Suriçi'nin dar yollarını sloganlarıyla inletiyorlardı: "Şampiyon Amedspor, Geliyoruz Amedspor."
Diyarbakırlı akademisyen arkadaşım Prof. Dr. Vahap Coşkun, bir futbol tutkunu olarak, maçı ne kadar büyük heyecanla izlediğini anlattı. "Son dakikalarda öldük öldük dirildik. Bir gol yesek veya karşı taraf bir gol atsaydı, lig elden gidiyordu" dedi. Coşkun'a göre, Amedspor'un Süper Lig'e çıkması, Kürt meselesinin bir başka boyutunu daha ortaya çıkardı. Coşkun şunları anlattı: "Kürtler, futbolla ve 'Süper Lig'e çıkma' tutkusuyla, büyük ve heyecanlı bir dönem geçirdiler. Bu dönemde Leyla Zana'ya Bursa'da küfürler yağdırıldı. Ama bazı şehirler de ona dostça yaklaştı. Sonuç olarak, Türkiye'deki futbol, yeni bir siyasi boyut kazandı." Amedspor, bir futbol takımı olmanın çok ötesinde etkiler yapıyor. Coşkun'a göre burada görev siyasi aktörlere düşüyor. Siyaset, Amed'i ötekileştiren, onu dışlayan bir söylemden ve eylemden tamamıyla kaçınmalı. Erdoğan'ın, Bahçeli'nin, Özgür Özel'in, siyasi aktörlerin kutlaması, başarı dilemesi, son derece önemli. Türkiye'ye yapılacak en büyük kötülük, siyaseti karşıtlık üzerine düşmanlık üzerine kurmaktır. Asıl bölücülük ve ayrımcılık budur. Ki Demirtaş bir ara "Amedspor- Trabzonspor maçı" önermişti. "Gelsinler, Diyarbakır'da maç yapsınlar, birlikte, kardeşçe sahip çıksınlar" demişti. Coşkun'a göre barış ve kardeşlik süreci sadece hukuki ve siyasi adımlarla derinleşemez. Derinleşmesi için topluma nüfuz etmesi lazım. Spor toplumda çok büyük bir kesimin ilgilendiği bir konu. İnsanlar coşkulu ve ülke genelinde birlikçi bir hava görüyoruz. Türkiye'nin her tarafında Amedspor taraftarları var. Kutlamalarda rahatsız edici bir üslup yok.
Haberin DevamıKulüp, bütünlükten, normalleşmeden yana açıklama yapıyor. Önyargıları aşmak isteyen bir kulüp olan Amedspor, bu ülkenin bir takımı. Amedspor maçlarını normal bir maç, normal bir lig mücadelesi olarak görmek lazım. Diğer futbol kulüplerine de görev düşüyor. Diyarbakır'daki büyük gösteri ve coşku şöyle bir anlam ifade ediyor: "Biz Kürdüz ve Türkiye Kürdü olarak ligde yarışmak istiyoruz. Hem Kürdüz hem de Türkiye'nin bir parçasıyız. Bizim bir kimliğimiz var." Yani Türkiyeli bir Kürtlük gelişiyor. "Kürtlüğümüzden vazgeçmiyoruz ama Türkiye'den de vazgeçmiyoruz" yaklaşımı öne çıkıyor. Futbolun verdiği mesaj şöyle de tanımlanabilir: "Diyarbakır bir Kürt kentidir ama aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kentidir. Türklerle Kürtlerin enerjisi bir araya gelirse, bölge, büyük bir güç kazanır." Amedspor'un maçı hem Irak Kürdistanı'nda hem de Suriye'deki Kürtler tarafından merakla izleniyor. Talabani ve Barzani maçtan sonra nasıl heyecanlandıklarını anlattılar ve kulüp başkanını kutladılar. Bu sonuçlar, hem bölgedeki Kürtleri hem komşu ülkelerdeki Kürtleri barışçı bir havaya çekiyor. "Bazı günlerde aşırı bir umutla uyanıyorum. Bazı anlarda daha insanca bir yaşama erişimin bizim için mümkün olduğunu hissediyorum. İşte bugün de o günlerden biri." - Ernesto Sabato (1911-2011) Arjantinli yazar.

3