TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu süreci, bir buçuk yıla yaklaştı. Ağustos 2025'ten beri çalışan 51 üyeli komisyonda Türkiye'nin bütün renkleri yer aldı. Toplantıları da bizzat Meclis Başkanı yönetti. Toplumun değişik, bazen de birbirine tamamen zıt kesimlerinin konuşmaları dinlendi; değerlendirmeler yapıldı, önerilerde bulunuldu. Barış Anneleri'nin Kürtçe konuşmalarına izin verilmemesi bu demokratik tablonun istisnası oldu. Temmuz 2025'te silahlar yakıldı. Farklı partilerden milletvekilleri Öcalan'la görüştü. Görüşmeler devam ediyor. Öcalan'la görüşmelerin sürmesi ciddi bir kazanç. Bunca görüşme ikliminin barışçı bir ortam oluşturmasına rağmen, hukuki alanda ciddi bir adım atılmış değil. "Bizim bilmediğimiz, duymadığımız bir gelişme oldu mu" diye düşünerek DEM Parti Meclis Grup Başkanvekili, eski HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'yi aradım. Bu alanda neler olup bittiğini sordum.
Haberin DevamıYASAL ZEMİN GEREKİYOR
Temelli şunları söyledi: "Meclis Komisyonu çalışmalarını tamamladı. Raporunu verdi. Artık bu konuda bir çalışma yürütülmüyor. Kanun teklifinin hazırlanıp Adalet Komisyonu'na gelmesini bekliyoruz. Tasarının nasıl hazırlanacağının kararlaştırılması gerekiyor. İktidar partisi, ortağıyla birlikte mi hazırlayacak, yoksa bütün partilerin katıldığı komisyonda mı hazırlanacak, bunu bilmiyoruz. Son görüşmede İmralı'da Sayın Öcalan 'Silahlar bırakılmıştır ve buradan geri dönüş olmayacaktır. Bunun hukuki zemininin gerçekleşmesi lazım. Bir de tabii ben müzakereciysem, bunun hukuki statüsünün artık hayata geçmesi lazım' diye dile getirmiş. Yeni dönem bir müzakere dönemi ve buna bağlı olarak bir hukuki zemin oluşacaksa sadece hareket ile İmralı arasındaki meselenin çok ötesinde bu sürece dair bir müzakere önem taşıyor. Şu anda bir hukuki zemine ihtiyaç var. PKK fesih kararı alıyor. Buna karşılık somut bir adım atılmıyor. İktidar ve ortağının adım atması gerekiyor. Numan Bey, adım atılacağını söyledi. MHP Genel Başkanı bugünkü (dünkü) konuşmasında 'hemen adım atılmalı' dedi. İktidardan bir beklenti var. Somut adıma ihtiyaç var. Bugün konuşmamda da dile getirdim. Tülay Başkan'ın konuşması da aynı şekildeydi. Hatırlayacaksınız, 'Ahmetler göreve' dendi. 'AİHM kararları uygulanmalı' dendi. Bunları MHP çeşitli aktörleriyle dile getirdi. O konularda bir adım atılmış değil. Bütün partilerin dahlinin olacağı bir süreç olmalı. İYI Parti dışında bütün partilerle istişaremizi sürdürüyoruz. CHP'den olumlu açıklamalar geldi. Tabii bu adımların bir seçim hesabına indirgenmesi, sağlıklı sonuçlar doğurmaz. Bu yasalar, güçlü bir ittifak, müzakere ve oybirliğiyle mümkün olabilir. Muhalefet ve iktidar kendi seçim hesaplarıyla yaklaşırlarsa, mesele ortada kalır. Bu meseleyi seçim hesaplarının dışına taşımak gerekir. Türkiye'nin demokratikleşmesi ve barışın kalıcılaşmasından bahsediyoruz. Bu konu, günlük hesaplara feda edilmemeli. Biz şu an iktidarın harekete geçmesini bekliyoruz. Meclis Başkanı'nın son açıklaması da bu yönde. Partilerin grup başkan vekilleriyle bir araya gelebileceğini söyledi."

3