1976 yılının son günleri... Pekin'den kalkan tren, Şangay'a doğru yol alıyor. Bir sol partinin temsilcileri olarak Çin Komünist Partisi'nin davetiyle geldiğimiz Çin'deyiz. Dünyanın en kalabalık ülkesini anlamaya çalışıyoruz... Aradan 50 yıl geçmiş. Komünist Partisi o zaman da vardı bugün de varlığını sürdürüyor. ABD Başkanı Trump'ın uçağı Pekin Havaalanı'na indi. Gazze yıkılmış, Hizbullah en önemli liderlerini toprağa vermiş. "Neredeyse İran düştü düşecek" derken, ABD açısından işlerin o kadar da iyi gitmediği anlaşıldı. Araya ateşkesler girdi. İran beklenenin üzerinde bir direnç gösterirken dünya kamuoyu ayaklandı. Her istediğini yapabileceğini sanan Trump-Netanyahu ikilisi, "durun bir bakalım" noktasına gelmiş bulunuyor. Ortadoğu'yu kana bulayan İsrail, gücünün ve enerjisinin umduğu kadar yeterli olmadığını görmeye başladı. Şimdi düşünme sırası onlarda. Trump fetihçilikle dünyayı yönetme peşinde. Bu amaçla her türlü uluslararası hukuk kuralını yok sayıyor. İştahla sarıldığı militarist siyaset dünyaya çarpıyor.
Haberin DevamıTrump'ın yanına teknoloji devlerini alarak Çin'e gitmesi umarım dünyanın huzuruna yarayacak sonuçlar doğurur. Sonuçta, yüz yüze görüşmek, karşımızdakileri daha iyi anlamamıza yardımcı olabiliyor. Çin, en vahşi Gazze saldırıları döneminde birkaç küçük protesto açıklaması dışında neredeyse hiç sesini çıkarmadı. 50 yıl önce yılbaşını Çin'de geçirdiğimde, köylülerin üniversiteye rektör yapıldığı bir Kültür Devrimi dönemiydi. Bir çılgınlık dönemiydi. Ortalık durulunca toparlandılar. Teknoloji alanında akıl almaz bir mesafe aldılar. Çin tek parti diktatörlüğü altında, yaratıcılığa, itirazlara kapıları kapalı şekilde tasarlanmış bir ülke olduğu için, henüz dünyaya yeni şeyler söyleyebilen çok fazla insan veya kurum çıkmıyor. Evet, "web edebiyatı" gibi bazı alanlarda Çin'de ciddi bir üretim var ama ne olursa olsun Çin hala biraz kendi içine kapalı bir dünya.
Sonuç olarak Çin'den artık bazı alanlarda ilginç sesler çıksa bile bu sesler dünya geneline henüz çok erişemiyor. Çin'deki bilim insanları dar kalıpların sıkıştırması altında siyasetsiz bir ortamda bilim yapmaya çalışıyor. Çin, yaratıcılık alanında batı dünyasıyla rekabette etkileyici bir güç ortaya koymayı bunca yatırıma ve uğraşıya rağmen henüz istediği oranda başaramıyor. Veya başarsa bile bu başarı bazı alanlarla sınırlı kalıyor. Çin, yavaş yavaş kendi markalarını kabul ettirmeye başlasa da henüz kendi starlarını yaratamıyor. Dünyada şu an öne çıkan ünlü Çinliler ise genelde başka ülkelerde doğup büyümüş Çinliler. Çin ciddi bir ekonomik güç oluşturdu. Ama bu zenginliğin halkın hayatına ne oranda yansıdığı tartışmalı. Ülkede örgütlenme özgürlüğü yok, sendika yok. Devlet örgütlü, halk örgütsüz. Tabii Trump da demokrasi yanlısı bir siyasetçi değil. Ama Amerikan toplumunun yüzlerce yıllık bir demokrasi tarihinin olduğunu unutmamak gerekiyor. Trump'ın etrafında çok çeşitli denge ve fren mekanizmaları var.

4