Bahçeli'nin açtığı barış kapısı
Bahçeli barış için ikinci kanadın açılması gerektiğini söylüyor, ama devlet mekanizmasından o belirleyici adım geleceğini kim garanti ediyor?
Yazar, milliyetçi siyasetin sert figürlerinden Devlet Bahçeli'nin son bir yılda milli barış mimarı kimliğine büründüğünü, çerçeve çizdiğini ve siyasi alan açtığını belirtiyor. Ancak söylenen sözlerin devlet politikasına dönüşüp dönüşmeyeceği, Cumhur İttifakı'nın iktidar ortağının istekliliğine bağlı. Bahçeli'nin pozisyonu net olsa da, somut adımları gerçekleştirecek gücün elinde olduğu açık mıdır?
Devlet Bahçeli, 7 Nisan 2026 tarihli Meclis grup konuşmasında, geçen yıl yaptığı önemli bir değerlendirmeyi yeniden gündeme getirdi. "Barış tek kanatlı bir kuş değildir" diyerek kurduğu çerçeveyi bu kez daha açık, daha somut ve daha doğrudan bir siyasal mesaja dönüştürdü. Onun tarifine göre bir kanat zaten ortaya çıkmış durumda; asıl mesele, ikinci kanadın tamamlanması. Bahçeli bunu "aziz Türk milleti" ve onun "tecelligâh"ı olan Meclis üzerinden tarif ediyor. TBMM'de yürütülen komisyon çalışmasının yüksek sorumluluk bilinciyle sonuçlandığını, yasal düzenlemelerin de artık Meclis'e taşınacak olgunluğa ulaştığını özellikle vurguluyor. Bahçeli şöyle diyor: "Barış tek kanatlı bir kuş değildir. Bir kanat Öcalan'ın yaptığı çağrı ve gelinen fesih kararıyla kendisini gösterdi. Barış, ancak iki kanadın ahenkle çırpılmasıyla, milletin tamamının aynı istikamete yönelmesiyle yükselebilir. Bu kanatlardan biri; terörün gölgesinde şekillenmiş yapıların fesih kararı ve yapılan çağrılarla kendisini göstermişti. Asıl olan ikinci kanat ise aziz Türk milletinin bizatihi kendisidir."
Haberin DevamıBahçeli'nin çizgisi net: "Ahmet Özer ve Ahmet Türk görevlerinin başına dönmelidir. Anayasa Mahkemesi kararlarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmalıdır." Bahçeli, hukukun üstünlüğü perspektifinden geri adım atmıyor. O, kendi kurduğu çerçeve içinde, artık topun karşı tarafta değil Ankara'da olduğunu söylüyor. Başka bir deyişle, verdiği mesaj şu: "Sürecin bir tarafı adım attıysa, devletin ve siyasetin geri kalanının da artık gereğini yapma zamanı gelmiştir." O yaklaşık bir yıldır bir hat örüyor, bir siyasal zemin kuruyor, bir dil inşa ediyor. Milliyetçi siyasetin sert figürlerinden birinin, bugün milli barışın siyasi mimarlarından biri gibi konuşması, başlı başına kayda değer bir tablo. O bir yılı aşkın zamandır yaptığı açıklama ve değerlendirmelerle bir portföy oluşturmuş vaziyette. Bir misyonu üstlenmiş halde, düzenli çıkışlar yapıyor. Bu bir anlamda onun hikayesine dönüşüyor. Bir militan milliyetçinin bir milli barış savunucusuna dönüşmesinin hikayesi. Bahçeli konuşuyor, çerçeve çiziyor, risk alıyor, siyasi alan açıyor. Bir "hamle" geliyor, umutlar yükseliyor. Ardından başka bir işaret beliriyor, yeni bir atmosfer oluşuyor. Sonra yeniden durgunluk. Beklenti büyüyor ama devlet mekanizmasından belirleyici bir adım gelmiyor.

3