Abdullah Kutlar bir dünya bilginiydi

Yitirdiğimiz doktor Abdullah Kutlar, ülkemizin yetiştirdiği evrensel bir değerdi. Hematoloji (kan bilimi) alanında yaptığı araştırma ve incelemelerle insanlığın hastalıklarla mücadelesine katkıda bulunan bir bilim insanıydı. Onu yakından tanıyan Doktor Feza Erkeller Yüksel şu saptamalarda bulunuyor: "Abdullah Kutlar ile 1981 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı'nda dahiliye ihtisası yaparken birlikte çalıştım. Çok bilgili, zeki ve hastalarıyla son derece ilgili bir başasistandı. Çalıştığımız bölüm, meşhur Muzaffer Aksoy'un kliniği ve laboratuvarıydı. İmkânlar çok kısıtlıydı ve hastalarımıza gerekli tedavi ve tetkikleri yapmakta zorlanıyorduk. Bu harika iki bilim insanı çok mütevazı eğitmenlerdi. Muzaffer Bey laboratuvardan servisteki Abdullah'a telefonda 'Alo Abdullah' der, sonra koşarak merdivenleri çıkıp karşısında konuşmaya devam ederdi.

Haberin Devamı

1982'de Abdullah Kutlar, Londra'da kız kardeşi Merih Kutlar ve yeğeni Fatma Çolakoğlu ile.

Abdullah birkaç ay sonra bir bursla araştırma yapmak üzere Amerika'ya gitti. Bir yıl sonra eşyalarını vapura verip Türkiye'ye döndü. Ancak Amerika'daki hocası Türkiye'ye gelerek onu geri dönmeye ikna etti. Henüz eşyaları İstanbul'a bile varmamıştı. Bence geri dönüş kararındaki esas etken, Amerika'daki araştırma imkânlarıydı. Nitekim 1982'den bu yana orak hücreli anemi ve diğer hemoglobin hastalıklarıyla ilgili 200'ün üzerinde bilimsel yayına imza atan, Augusta Üniversitesi'nde ve ulusal düzeyde çok sevilen ve sayılan bir hematoloji profesörü oldu. Orak hücreli anemi, özellikle Afrika kökenli toplumlarda daha sık görülen bir hastalık. Bir yıl önce emekli oldu. Ne yazık ki ağır bir kanama sonucu kaybettik." Yeğeni Fatma Çolakoğlu, dayısı Abdullah'ı şöyle anlatıyordu: "Dayım olağanüstü bir araştırmacı, bilim insanı ve doktordu. Eşsiz bir insan olarak dokunduğu insanlar, bıraktığı bilimsel ve insani mirasın hem Türkiye'de hem de ABD'de farklı grup ve toplulukları nasıl bir araya getirdiğini gösteriyor. Dürüstlüğü, samimiyeti ve sabrı örnek alınacak nitelikteydi. Başkalarının unutabileceği ayrıntıları hatırlar, detaylara önem verir, gündemi yakından takip ederdi." Türkiye'de kadro verilmeyen Abdullah, ABD'de çalıştığı üniversitenin vazgeçilmez bilim insanlarından biri hâline geldi. Sayısız araştırma ödülü kazandı. Çok değişik alanlarda insanlığın yararına hizmetlerde bulundu.