Bugün 27 Mayıs. Türkiye'nin demokrasi yolculuğunun en ağır yol kazalarından birinin yıldönümü. 66 yıl önce bugün, bir askerî cunta TBMM'yi darbeyle devre dışı bıraktı. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan tutuklandı. Bayar dışındakiler İmralı Adası'nda idam edildiler. Darbecilik zehiri, siyasete girmiş oldu.
Aslında toplum böylesine bir intikam duygusu içinde değildi. En azından büyük çoğunluk böyle düşünmüyordu. Nitekim 1961 seçimlerinde, idam edilen Başbakan Adnan Menderes'in siyasi mirasına yakın iki parti, yani Adalet Partisi ve Yeni Türkiye Partisi, toplamda yaklaşık yüzde 48,5 oy aldı. Benzer bir tablo, ikinci büyük askerî müdahale olan 12 Mart 1971'de de yaşandı. 1973 seçimlerinde halkın tepkisi yeniden sandığa yansıdı. Bütün baskıya, yönlendirmeye ve devlet imkânlarının etkisine rağmen, 12 Mart darbesi, beklenen desteği bulmadı. Darbecilerin gölgesinde şekillenen çizgiler kısa sürede etkisizleşti.
Haberin DevamıAydınlarımız, kanaat önderlerimiz ya da genel olarak okumuş yazmışlarımız, halkın bu dirençli tutumunu çoğu zaman anlayamadı. Hatta zaman zaman işin kolayına kaçıp "Bu halk adam olmaz" dediler. Toplumun "her türlü gerilikten yana" olduğunu bile iddia edebildiler. Oysa toplumun genel eğilimi ve hükmü bazen gecikerek de olsa adaletten, haktan ve hukuktan yana olmuştur. 66 yıl önce de böyleydi, bugün de. Elbette toplumun tercihleri eleştirilebilir. Ancak tepeden bakış, kimseye bir şey kazandırmaz. 27 Mayıs halka rağmen yapılmıştı. Seçimle gelmiş iktidarı silahla devirmişti. 27 Mayısçılar en iyisini kendilerinin bildiğini sanıyorlardı. Modern Türkiye'yi ancak kendilerinin kurabileceğine inanıyorlardı. Oysa demokrasi, tepeden inmeci akılla, zorla ve silahla kurulamaz.

10