Yarın 12 Mart. Bundan tam 54 yıl önce 1971 yılında gerçekleştirilen askeri müdahale "Bir başka darbe mümkün mü" sorusunun da cevabıydı. Bir grup asker ve bir grup sivil, ittifak etmiş, 27 Mayıs 1960'ta yarım kalmış müdahaleyi derinleştirmeyi hedef olarak önlerine koymuşlardı.
Bunu da "ilerici darbe", "solcu darbe" diye pazarlayarak o dönemin gençliğine akıllarınca yol gösteriyorlardı. Küçük darbeci gruplar, gençliği de bu amaçla hedeflerine alet etmeyi denedi. 1960'lar dünyada bir darbeler dönemidir, aynı zamanda sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşlarının yükselişe geçmesi de aynı döneme denk gelir. Bizde de sömürgeciliğe karşı bağımsızlık fikrinin yayılmasını sağlayan gençlik eylemleri, bir yere gelip ilerleyemez oldu. İşte bu açmazın sonucu kitle eylemlerinin yerini şiddet aldı.
Haberin DevamıBu halktan kopuk eylemler, darbecilerin işini kolaylaştırdı, sivil yönetimleri devirmeyi hedef olarak önlerine koydular. İlginçtir 27 Mayıs'ın kalıcı askeri rejime dönüşmesini engelleyen en büyük siyasi güç bu darbeleri hazırlamakla suçlanan CHP olmuştur. Aynı şekilde 12 Mart 1971 askeri müdahalesinin önünü kesen ve yenilgiye uğratan sivil iradenin içinde de CHP vardır. Bu konuyu 12 Mart 1971 askeri darbesinin yıl dönümünde tekrar düşündüm. Darbenin lideri Faruk Gürler'i tankların tehdidi altında Cumhurbaşkanı seçmeyen parlamentodaki direnişi hatırladım. Darbecilerin nasıl geriletildiğini dönemin etkili siyasetçisi Bülent Ecevit'ten bizzat dinlemiştim.

94