Puan da yok umut da yok

Liege'de tarihi bir statta, müthiş bir taraftar desteğiyle "olmak ya da olmamak" maçına çıktık. Kabul edelim ki futbolun saha içinden çok daha dışınını konuşulduğu bir dönemden geçiyoruz.

"Belki bu kötü havayı Milli Takım dağıtır" umudu hepimizde hakimdi. Montella yine 9 numarasız oynama inadından vazgeçmeye niyeti olmadığını gösterdi başlangıç 11'i ile. Bir tek Bertuğ farklı bir isim olarak sahadaydı.

Oyuna aslında kötü başlamadık ama merkezimizin delinmesi ve Abdülkerim'in bu seviyede olmayacak hatası ile geri düştük. Ve ardından bizim için en kötü senaryo başladı. Yani top bizim ayağımıza geçti. 1-0 sonrası tipik bir Montella takımı olarak sette hiç üretemedik neredeyse.

3. bölgede çok hareketsiz ve geçişlerde de çoğalamayan bir takım izledik. Barış ve Kerem yine etkisizdi. Yine tüm takım Arda'nın ayağına baktı. Birkaç kez gole yaklaştık ama hep organize olmaktan çok uzaktık.

İkinci yarının başında Barış'ın çıkması doğruydu ama Montella yine oyuna Deniz Gül'ü almayarak kimseyi şaşırtmadı. 50 ile 55 arası biraz baskı yaptık, net olmasa da tehlikeler yarattık. Ancak De Bruyne'nin müthiş golüyle teslim bayrağını çektik. 3 maç sonunda tablo çok kötü bir şekilde karşımızda.