III. Dünya Savaşı kapıda

YENİ YILDA TÜRKİYE'Yİ VE DÜNYAYI NELER BEKLİYOR -3-

Türkiye'yi yeni yılda nelerin beklediğine ilişkin tahminleri okudunuz. Şimdi sıra dünyada. Suriye, Irak, Rusya-Ukrayna derken Çin'in Tayvan'ı işgali dengeleri değiştirebilir.

Değişimin gezegeni olarak nitelendirdiğimiz Uranüs'ün İkizler burcundan geçişinin hayatlarımız üzerindeki etkilerine tanık olacağız bu yıl. Bu etkiler 2025'te başlayıp 2033'e kadar sürecek. Son olarak 1942-1949 yılları arasında yaşadığımız bu dönem, toplum kurallarını hiçe sayan kişilerle, radikal-isyancı gruplarla, aşırı uçlarla, anarşistlerle, ayaklanmalarla, ihtilallerle ilişkilendirilir.

SINIRLAR, HARİTALAR DEĞİŞECEK

Hatırlayın, 1943-1949 arasında, II. Dünya Savaşı'nın yaşandığı zamana denk gelen o dönemde dünya yeni bölgelere ve topraklara bölünmüştü. 1945'te savaşın sona ermesiyle birlikte, yeni dünya düzeni oluşuyordu. Avrupa'da sınırların değişmesi dönemiydi. II. Dünya Savaşı'nın "gerçek galipleri" sayılabilecek ABD ve SSCB'nin liderliğinde, biri "Batı Bloku", diğeri "Doğu Bloku" olmak üzere iki kampa ayrılmış, temel özelliği ideolojik ayrılığa dayalı olan iki kutuplu dünyanın oluşumunu beraberinde getiriyordu.

DİN SAVAŞLARI ARTABİLİR

2025-2033 yılları arasındaki dönemde Doğu ve Batı arasındaki iplerin daha da gerilmesi, daha büyük bir savaş patlak vermesi en kötü senaryo olarak karşımızda durmaktadır. Önümüzdeki dönemde yaşanacak gezegen geçişleri bize dini inançlarla bağlantılı, din savaşlarına atıfta bulunan aksiyonlarla dolu olacak bir sürece doğru ilerlediğimizi düşündürmektedir. Bu dönemde insanlar eşit haklarını her zamankinden daha fazla talep etmeye başlayacaklar. Bu yüzden kitlesel isyanlar ve protestolar artacak. Baskıcı güçler kontrolü elinde tutmaya çalışacak ve kargaşa olacak. Büyük hükümet krizleri olasıdır.

SOKAK OLAYLARI SIKLAŞACAK

Totaliter sistemlerin ayakta kalması çok zor olacak. Geleneksel sistemler değişmek durumunda kalacak. Kitleleri temsil eden yeni bağımsız siyasi partiler görebiliriz. Lider tipleri değişecek. Kimyasal ve biyolojik savaş potansiyelinin yanı sıra patlamalar da artacak. Nükleer silahlar yine gündemin önemli maddeleri arasında yer alacak.

2025 yılından itibaren yeni bir göç dalgasının başlayacağını, toplulukların gündelik hayatlarında önemli değişikliklerin devreye gireceğini öngörüyorum. Milliyetçiliğin vurgu kazanacağı bu dönemde gösterilerin, isyankâr çıkışların da artması muhtemeldir. Bunun örneklerini Avrupa'da görebiliriz. Ülkemiz açısından bu daha belirgin olabilir. Mültecilerle, azınlıklarla ilgili sıkıntıları, protestoları, sokak olaylarını 2025 yılında daha sık göreceğiz.

10 Haziran'dan sonra milliyetçiliğin ve muhafazakarlığın daha da yükselişine şahit olabiliriz. 2026 yılı Ocak ayında yabancılara yönelik düşmanlıkta bir artış, göçmenlerin zorlanması, ırkçı ideolojilere eğilim, protestolar ve tırmanan şiddet olaylarına şahit olabiliriz.

Uzak Doğu karışabilir

5000 yıllık bir araştırma, insanlık tarihindeki en büyük savaşların güneş maksimumu döneminde patlak verdiğini gösteriyor. Dolayısıyla güneş maksimumunda olacağımız 2025 jeopolitik risklerin daha da artacağı bir yıl olacak.

Sadece Orta Doğu veya Rusya-Ukrayna'yı konuşmayacağız. Bazı diğer savaşlar da gündemimizde olacak. Pasifik'te de ipler gerilecek. Akla ilk gelen şeylerden biri Çin'in Tayvan'ı işgali oluyor kuşkusuz.

ÇOK SERT BİR TUTULMA

Bu bağlamda 2025 yılının hemen başları ve Nisan-Haziran ayları arası özellikle dikkat çekiyor. Kuzey Kore astroloji haritası da 2025 yılındaki tutulmalardan etki alıyor. Bu bağlamda Mart ve Eylül ayları özellikle dikkat çekiyor.

Terör örgütlerinin de güneş maksimumu dönemlerinde güçlendiğini görüyoruz. Ülkemizin de dikkatli olması, güvenlik tedbirlerini arttırması gereken bir sürece doğru ilerliyoruz. 2025 yılı için sınır güvenliği ve topraklarımızla ilgili konulara dikkat çekiyor. 29 Mart 2025 tarihinde gerçekleşecek parçalı tutulma orduların hareketlenmesi, savaş söylentilerinin artması, seferler, darplar, ihtilallere işaret ediyor.

DENİZLERDE MÜCADELE

Savaş ve mücadele gezegeni Mars'ın Yengeç burcunda seyredeceği 6 Ocak-18 Nisan arasındaki süreçte denizlerle ilgili konularda mücadele, kavga, rekabet artabilir. Doğu Akdeniz, Ege, Kızıldeniz'in, Hazar Denizi'nin ve ayrıca Pasifik Okyanusu'nun dikkat çektiğini görüyoruz. Bu bölgelerde savaş atmosferi yaratacak saldırılar olabilir.

Askeri konuları ve silahları temsil eden Mars'ın Satürn ve Neptün ile karşıt açılarının etkili olduğu Ağustos ayı, dünya geneli için askeri agresyon, saldırılar açısından dikkat çekici bir zaman dilimine işaret ediyor. Bu açıların maksimumda etkili olacağı 9 ve 10 Ağustos tarihlerinde dikkatli ve temkinli olmakta fayda görüyorum.

Reformlar, değişimler, çöküşler

İSRAİL: Büyüme ve genişleme eğiliminin artacağını ve bunun bizim açımızdan da sıkıntı yaratacağını öngörüyorum. Netanyahu için hayli zorlu bir yıl olacak. Ocak-Nisan arasında her türlü saldırıya ve riske açık gözüküyor. Mezhep savaşlarını tetikleyecek hareketler görülebilir.

SURİYE: Zaten askeri anlamda silah kullanamaz hale getirilen Suriye'yi zorlu dönemler bekliyor. Özellikle ilkbahar aylarında büyük kırılımlar görülebilir.

SURİYE'DEN SONRA IRAK

IRAK: Suriye'den sonraki savaş alanı Irak olabilir. Türkiye'nin de Kuzey Irak bölgesine operasyonlarını 2025 yılının ilk aylarında yapması olasıdır. Ocak ayının ortalarından itibaren askeri anlamda hayli çatışmalı zamanlar işaret ediliyor. Şubat sonlarında daha etkili operasyonlar olabilir. Nisan ortasından başlayan ve Haziran ortasına kadar devam eden süreç en etkilisi olacak.

İRAN: 2025 yılı ilk yarısında İran'a düzenlenecek askeri saldırılar olasıdır. Özellikle Mart ayı hayli stresli gözüküyor. Saldırılar, özellikle enerji sistemlerine yönelik olabilir.

İNGİLTERE: Ekonomik ve politik açıdan zorlu bir sürece gireceğe benzer. Mart ayındaki tutulma İngiltere'nin olduğu bölgeyi çok etkiliyor ve zorlu bir döneme işaret ediyor.