Bazı konserler sadece söylediğiniz şarkılarla değil, üzerinde durduğunuz toprakla ve o toprağın hikâyesiyle de hafızanıza kazınıyor.
Sındırgı konserim benim için tam da böyleydi.
Sahneye çıktığımda, çocukları birlikte şarkı söylemek için çağırdığımda ayaklarımın altında sıradan bir sahne zemini değil, yapımı tam 1 yıl süren ve neredeyse bütün sahneyi kaplayan dev bir Yağcıbedir halısı vardı.
Yağcıbedir halısı, Balıkesir'in Sındırgı ilçesiyle özdeşleşmiş çok özel bir kültürel miras.
Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınan Yörük kültürünün binlerce yıllık izlerini taşıyor.
Lacivert, koyu mavi, kırmızı ve fes rengi tonları; kök boyaları ve kendine özgü motifleriyle hemen tanınıyor.
Üstelik 1997 yılından beri coğrafi işaretle tescilli.
Zırnık koklamayın
Haberin DevamıAma o gece beni en çok şaşırtan hikâyelerden biri "zırnık" oldu.
Bana anlatıldığına göre Yağcıbedir halılarının korunmasında eskiden zırnık adı verilen, arsenik içeren sarı renkli bir mineralden yararlanılırmış. Halıya zarar verebilecek canlılara karşı koruyucu olarak kullanıldığı anlatılıyor.
Ve hepimizin kullandığı "zırnık koklatmamak" deyiminin de buradan geldiği söyleniyor.
Yani birine küçücük bir şey bile vermemek, ondan tamamen mahrum bırakmak...
Ne kadar ilginç; bazen günlük hayatımızda kullandığımız iki kelimenin arkasında yüzyılların kültürü saklı olabiliyor.
Sındırgı'dan bana kalan; şarkılar, güzel insanlar ve üzerinde şarkı söylediğim kocaman bir Yağcıbedir hatırası...
Sağdıç Leylek kayda geçiyor
Sındırgı'da beni etkileyen bir başka hikâye de belediye binasının tepesinde karşıma çıktı.
Başımı kaldırdığımda çatının üzerinde kocaman bir leylek yuvası gördüm.
Meğer bu yuva yeni değilmiş; anlatılana göre 1960'tan bu yana belediye binasının üzerinde leylekler yuva kuruyormuş. Sındırgılılar da artık bu leyleği kendilerinden biri saymış ve ona çok güzel bir isim vermişler:

28