Bazı projeler vardır, yalnızca bir kitap, şarkı ya da film değildir, bir niyetin, bir dayanışmanın, bir "iyi ki"nin somut halidir.
"Neden Olmasın" adlı kitap da tam böyle bir çalışma.
Çünkü iyilik, çoğu zaman küçücük bir kıvılcımla başlıyor ve o kıvılcım, doğru insanlarla buluştuğunda alev oluyor.
Bu kitapta anlatılan şey yalnızca başarı hikâyeleri değil, kırılganlık, yeniden başlama cesareti ve umudu kaybetmemek üzerine kurulu bir insanlık hali.
Sahnelerde alkışladığımız isimlerin yalnızca parlak anlarını değil, perde arkasındaki sessiz mücadelelerini de görme fırsatı veriyor.
Gizem Yıldız öncülüğünde hazırlanan "Neden Olmasın", "Neden" sorusunun insanı sıkıştıran karanlığından çıkıp "Neden olmasın"ın ferah alanına geçmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Projeye katkı sunan isimler de bunu güçlendiriyor: Akın Akınözü, Barış Falay, Deniz Işın, Esra Ronabar, Gonca Cilasun, İlhan Şen, Murat Serezli, Seray Kaya, Tamer Levent ve Wilma Elles.
Haberin DevamıHepsi bu sayfalarda yalnızca sanatçı kimlikleriyle değil, insan yanlarıyla var oluyor.
Alkışlanan değil, hisseden taraflarıyla.
Ve belki de en kıymetlisi şu: Bu çalışma yalnızca bireysel başarıları anlatmak için değil, bir iyilik hareketine dönüşmek için yapılmış.
Kitabın tüm geliri kanserle mücadele eden çocuklara kullanılmak üzere Kansersiz Yaşam Derneği'ne bağışlanıyor.
Kanserle mücadele eden bireylere umut olmak, dayanışmanın hâlâ mümkün olduğunu göstermek için.
Bugünlerde en çok ihtiyacımız olan şey de bu değil mi
Gürültü değil, samimiyet. Mükemmellik değil, gerçeklik. Ulaşılmaz hayatlar değil, "Ben de zorlandım" diyebilen insanlar.
Sosyal medyada herkesin hayatı filtreden geçmiş gibi görünürken, bu tür çalışmalar bize kimsenin yalnız olmadığını ve bunu paylaşmanın önemini hatırlatıyor.
Bol satışlar ve okumalar diliyorum.
Utanç duyacağımız şeyler
Hep diyorum, bize bir vicdan devrimi lazım.
Torunlarımızın torunlarından utanmamamız için. Yavaşça ama zamanla gerçekleşiyor bu devrim.
Bir zamanlar "normal" kabul edilen şeyler birer birer tarihe karışıyor.
Çocukluğumda burunlarına halka takılıp zincirle bağlanan, oynatılan tutsak ayılar vardı.
Çok şükür, artık yoklar.
Ve bazı şeyler bazı yerlerde yok olmaya başladı. İsviçre, erkek civcivlerin topluca itlaf edilmesine son veriyor.
Haberin DevamıYıllarca yumurta endüstrisinin görünmeyen karanlık yüzü olan bu uygulama artık kabul edilemez bulunuyor.
Çünkü verimlilik uğruna hayatın değersiz sayıldığı bir çağ kapanıyor.
Fransa okullarda hayvan bakımı derslerini müfredata alıyor.
Çocuklara matematik kadar empati de öğretilmesi gerektiğini fark eden bir sistem. Darısı başımıza diyorum. Belki de geleceğin en önemli becerisi bir canlıya zarar vermeden var olabilmek olacak.

18