Sahnelerden sokaklara ve tabii evdeki dolaplara kot çıkartması başladı.
Harry Styles, Noel Gallagher konserlerinde kot giyerek başı çekti ve trend giderek yaygınlaşıyor.
Bizde de yakında kotla sahneye çıkanları görürüz.
Ben düşünmüyor değilim mesela.
Hatırlarsanız bir dönem kotu gardıroptan sürgün etmiştik. Pandemi geldi, evlere kapandık pantolonlar yerini eşofmanlara, pijama ve oversize tişörtlere bıraktı. Ama moda dediğin şey, unuttuğunu sandığın şeyi bir gün "yeni keşif" diye önüne koyma sanatı.
Şimdi o günlerde yedek kulübesine çektiğimiz denim, geri geldi.
Bu geri dönüşün bir adı var: 90'lar.
Daha doğrusu 90'ların yeniden paketlenmiş hali. Klasik 501'lerin satışını artıran şey de tam olarak bu nostalji.
Ama yeni bir dalga da var: Baggy'ler, bol kesimler, belden sıkıştırmalı modeller.
Rahat etmeyi bırakmıyoruz yani.
Pandeminin bize bıraktığı en kalıcı miras bu olabilir: Konfor artık ayıp değil. Hatta trend.
Bir de denim artık sadece pantolon değil. Ceket, gömlek, etek, hatta "tam takım denim" hani bir dönem "double denim giyene bak" dediğimiz şey, şimdi "fit check" videosu oluyor.
Denim böyle esaslı bir şekilde geri döndüğüne göre dolabın derinliklerindeki kotları öne alma vakti de geldi.
Hem yeni trende hizmet edecek hem de rahatlığı ön planda tuturak cool görünmemizi sağlayacak kotlar yaz aylarının da vazgeçilmezi olacak gibi duruyor.
Piller ve vakumlar
Hayatta iki tip insan var: Piller ve vakumlar.
Çevrendeki insanları "iyi" ya da "kötü" diye değil, sana ne yaptığına göre ayırıyorsun.
Çünkü bazı insanların yanında durduğunda sanki görünmez bir düğmeye basılmış gibi olursun. Omuzların düşmez aksine kalkar. Gözlerin parlar. İçine bir enerji gelir. Yapacakların aklına düşer.

19