Kişilik şapkanız hazır mı

İşte geliyor: 1 milyon şapkalık sipariş..."

Jackie Kennedy, 1960'ların başında Beyaz Saray'a taşınmaya hazırlanırken Bergdorf Goodman'a böyle yazmış.

Cümle biraz şaka, biraz da olacakların habercisi gibi.

Çünkü Jackie Kennedy denince bugün bile akla gelen görüntülerden biri o meşhur pillbox şapkaları.

Aradan 60 yıldan fazla zaman geçti ve moda dünyası yine başımızın üstüne bakıyor. Şapka geri döndü.

Ama bu kez yalnızca güneşten korunmak, yağmurdan kaçmak ya da kışın başımızı sıcak tutmak için değil. Hatta son yıllarda neredeyse herkesin üniforması haline gelen beyzbol şapkalarından da bahsetmiyorum.

Bu sezon moda dünyasının konuştuğu şeyin bir adı bile var:

Personality hats. Yani "kişilik şapkaları".

İsmi çok sevdim. Çünkü aslında modanın son yıllarda biraz kaybettiği bir şeyi anlatıyor: Karakteri.

Haberin Devamı

Loro Piana'nın defilesinde neredeyse her modelin başında bir şapka vardı.

Thom Browne hasır şapkaları renkli tüllerin içine soktu.

Chloe transparan trençkotlarını transparan şapkalarla tamamladı, beyaz kombinlerin üzerine denizci şapkaları koydu.

Courreges uzay çağından gelmiş gibi görünen modeller yaptı. Burberry büyük bucket şapkalarla oynadı.

Bottega Veneta'nın şapkaları ise neredeyse kıyafetlerden daha fazla karakter taşıyordu.

Kısacası şapka artık aksesuvar olmaktan çıkıp cümlenin sonundaki ünlem işaretine dönüşüyor.

Bir kıyafete bakıyorsunuz; güzel.

Sonra şapkayı görüyorsunuz ve o kıyafetin kime ait olduğunu anlamaya başlıyorsunuz.

Bir jean, bir tişört giyiyorsunuz. Gayet normal.

Üzerine iddialı bir şapka takıyorsunuz.

Bir anda "Ben geldim"!

Belki de buna ihtiyacımız vardı. Çünkü son yıllarda moda hepimizi biraz fazla birbirimize benzetti. Aynı sneaker'lar, aynı oversize ceketler, aynı çantalar ve tabii her kafada bir beyzbol şapkası...

Şimdi moda "Biraz karakter lütfen" diyor.

Üstelik trend sadece podyumlarda değil.

Asıl mesele hafta içi öğleden sonra onları takıp sokağa çıkabilmek.

Çünkü büyük bir şapka cesaret ister.

Ayakkabınızı kimse fark etmeyebilir, çantanızı masanın altına koyabilirsiniz ama kafanızdaki dev şapkayı saklayamazsınız.

Odaya sizden önce o girer.

Haberin Devamı

İşin en komik tarafı da şu: Dünyanın en ünlü şapka ikonlarından Jackie Kennedy bile bir mektubunda şapka takmak zorunda olmadığı günleri özlediğini, şapkaların kendisini "fakir edeceğini" ve onlarla hâlâ biraz saçma hissettiğini yazmış.

Şapka kadını olabilir miyim bilmiyorum ama el mahkûm bu yılın modasına ben de uyacağım.

Moda biraz oyun, biraz cesaret, biraz da "Bugün böyle olmak istedim, kime ne" değil mi zaten

O yüzden bu kış birileri bana "O ne kafandaki" derse cevabım hazır; kişiliğim.