Kedi giderse fare gelir

103yıl sonra Rusya'da yine fare alarmı.

Ve evet, çare yine kediler.

Hani şu aralar bazılarının köpeklerden sonra onları da toplayın dediği o can dostlar.

Tarih bazen kendini tekrar etmiyor da aynı haberi arşivden çıkarıp önümüze yeniden koyuyor sanki. Rusya'dan son günlerde gelen haberler ilginç.

Bazı bölgelerde tarım arazilerinde fare ve diğer kemirgenlerin sayısında ciddi artış yaşanıyor. Özellikle Stavropol bölgesinde yüz binlerce hektarlık alanda kemirgen varlığı tespit edilmiş durumda.

Ürünlere verebilecekleri zarar nedeniyle mücadele çalışmaları konuşuluyor.

Buraya kadar günümüz haberi.

Ama tam bu sırada, 103 yıl öncesinden çıkan bir gazete kupürü hikâyeyi bambaşka bir yere götürüyor.

Tarih 9 Ağustos 1923.

Sarıkamış'ta yayımlanan Varlık Gazetesi, Rusya'da yaşanan büyük fare istilası nedeniyle Rus tüccarların Doğu Anadolu'dan 10 bin kedi satın almak istediğini yazıyor.

Haberin Devamı

Yanlış okumadınız: 10 bin kedi!

Habere göre Rusya'nın Karadeniz ve Hazar kıyılarındaki limanlarıyla tahıl ambarlarında fareler büyük sorun yaratıyor.

Çare olarak da bugünün kimyasal ilaçları, elektronik kapanları ya da teknolojik yöntemleri değil, doğanın binlerce yıldır kullandığı en etkili fare avcılarından biri düşünülüyor: Kediler.

Rus tüccarlar Erzurum, Kars, Sarıkamış ve çevresinden kedileri getirmek üzere harekete geçiyor. Hatta 10 bin kediyi temin etmek için bir heyet oluşturulduğu bile yazılıyor.

Aslında Rusların farelere karşı kedilerden yardım istemesi 1923'le de sınırlı değil.

1745'te Rus İmparatoriçesi Yelizaveta, saraydaki farelerle mücadele etmek için Kazan'dan St. Petersburg'a en iyi fare avlayan kedilerin gönderilmesini emrediyor.

Yaklaşık iki yüzyıl sonra, II. Dünya Savaşı sırasında kuşatma altındaki Leningrad'da kediler neredeyse yok olunca sıçanlar çoğalıyor.

Abluka gevşediğinde şehre yeniden kediler getiriliyor. Yaroslavl'dan vagonlarla, ardından Sibirya'dan binlerce kedi.

Yani Rusya tarihinde kediler yalnızca sevilen ev hayvanları değil; zaman zaman adeta "biyolojik mücadele birliği" olmuş.

Doğada hiçbir canlı gereksiz değil.

Bir türü yok ettiğinizde, azalttığınızda ya da ekosistemin dengesini bozduğunuzda onun yaptığı işi bir süre sonra başka yöntemlerle yapmaya çalışıyorsunuz.

Bazen tonlarca ilaçla.

Haberin Devamı

Bazen milyonlarca lira harcayarak.

Bazen de kedi arayarak.

Ne şanslıyız ki ülkemizde kediler hâlâ sokaklarımızda dengeyi korumaya devam ediyor.

Kediler de toplansın diyenlere duyurulur.