Türkiye'nin teknoloji hikâyesinde tablo yavaş yavaş değişiyor.
Hayatımızın her alanında merkeze oturmaya aday olan, hem ürküten hem cezbeden yapay zekâ da tam olarak bu dönüşümün merkezinde duruyor.
Bunun somut örneklerinden biri Türkiye merkezli Promake.
Promake'i ilginç kılan şey, yapay zekâyı "geleceğin soyut teknolojisi" olarak değil, bugünün küçük işletmesi için çalışan bir ekip arkadaşı gibi konumlandırması.
Çünkü kabul edelim: Dünyada milyonlarca KOBİ için dijitalleşme hâlâ karmaşık, pahalı ve zaman alan bir süreç. Alan adı, web sitesi, e-ticaret altyapısı, ödeme sistemleri, hepsi ayrı uzmanlık, ayrı bütçe, ayrı stres.
Promake tam da burada devreye giriyor ve diyor ki:
"Bunların hepsini bana anlat, ben senin adına yapayım."
Tek bir sohbet ekranı üzerinden, teknik bilgiye ihtiyaç duymadan... Aslında bu, yapay zekânın en güçlü olduğu yer: Karmaşıklığı görünmez kılmak.
Haberin DevamıPromake'in vizyonu sadece "site kurmak" değil. Daha büyük bir iddiası var. Şirketin kurucu ve CEO'su Emre Tekin, yapay zekâ sayesinde tek kişilik ama milyon dolar ciro yapan şirketlerin ortaya çıkacağını söylüyor.
Promake önce işletmenin dijital ayak izini oluşturmak, sonra satıştan pazarlamaya, finanstan yönetime kadar tüm temel iş fonksiyonlarını tek bir platformda toplamayı hedefliyor.
Promake yapay zekâyı "herkesin konuştuğu ama az kişinin kullandığı" bir kavram olmaktan çıkarıp, esnafın, girişimcinin, küçük işletmenin günlük hayatına sokuyor.
İşini yapay zekâ ile yönetmek ve Türkiye merkezli yapay zekâ ile tanışmak isteyenler bir göz atsın derim.
Super Bowl ve Bad Bunny
Bilmeyenler için ufak bir bilgi notuyla başlayayım; Super Bowl, Amerikan futbol liginin final karşılaşması.
Ve bu sene devre arasındaki 15 dakikalık gösteride Bad Bunny ile şahane bir kültür manifestosuna sahne oldu.
Porto Rikolu sanatçı, kendi tarzıyla NFL'in en büyük gecesine Latin ritimlerini taşıdı ve bu performansla birçok rekor kırdı.
Tek bir İngilizce şarkı bile söylememiş olması çokça eleştirildi ama bu kırılan rekorlara engel olmadı.
Bad Bunny'nin devre arası sahnesi, Levi's Stadium'da adeta Porto Riko'nun günlük yaşamının bir minyatürü gibiydi.

18