İki sevdiğim başrolde

Bir film düşünün, başrolde en sevdiğim oyunculardan Brad Pitt, yanında da bir Alman kurdu...

Gel de heyecanlanma!

Pitt'i erkek oyuncular arasında hep başka bir yere koymuşumdur.

Sadece yakışıklılığı değil, oyunculuğu, karizması, yıllar içinde kendini sürekli yenileyebilmesi...

Bir de benim için kişisel bir tarafı ve tarihi var.Kendisiyle bir kez Los Angeles'ta, bir kez de Cannes'da bir araya gelme, röportaj yapma imkânım oldu.

Sanırım bunun da etkisiyle Brad Pitt'in bende yeri hep biraz daha farklı.

Diğer başrol ise benim için zaten tartışmasız: Köpekler...

İnsana bağlılıkları, sadakatleri, karşılıksız sevgileri nedeniyle hayatımın en özel yerindeler.

Pitt'in bir Alman kurduyla başrolü paylaştığı "Heart of the Beast"in yönetmenliğini "Fury"de de ünlü aktörle çalışan David Ayer yapıyor.

Haberin Devamı

BİR DOSTLUK HİKÂYESİ

Film, Alaska'nın vahşi doğasında geçiyor. Pitt, eski bir özel kuvvetler askerini canlandırıyor ve hikâyenin merkezinde, onunla birlikte hayatta kalmaya çalışan köpeği var.İnsanla köpek arasındaki bağ, hikâyenin ana damarlarından biri.

Ben böyle, yani hayvanların oynadığı filmlerde hikâye kadar başka bir şeyi daha merak ediyorum: Çekimler sırasında hayvana nasıl davranıldı

Çünkü kamera karşısında gördüğümüz birkaç dakikalık zor bir sahnenin arkasında defalarca tekrar olabiliyor.

Koşmak, suya girmek, soğukta veya sıcakta beklemek, yüksek sesler, kalabalık set ortamı... Bunların hiçbiri bir hayvana "oyuncu" olduğu gerekçesiyle sınırsızca yaptırılamaz.

Hayvan kullanılan büyük prodüksiyonlarda bu nedenle ciddi refah ve güvenlik protokolleri uygulanıyor. Eğitimcinin kontrolü, çalışma ve dinlenme sürelerinin hayvana göre belirlenmesi, stres veya yorgunluk görüldüğünde çekimin durdurulması, riskli hareketlerin hayvana yaptırılmaması, gerektiğinde sahnenin efekt ya da başka sinema teknikleriyle tamamlanması, uygun veteriner desteğinin hazır bulunması bunların arasında.

Ancak burada önemli bir ayrım koyayım: "Heart of the Beast" yapımının henüz kamuoyuna açıklanmış, sahne sahne hangi hayvan güvenliği önlemlerinin uygulandığını gösteren ayrıntılı bir raporuna rastlamadım.

Haberin Devamı

Film vizyona yaklaştıkça bu konuda daha ayrıntılı yapım notlarının ortaya çıkacağını umuyorum. Çünkü artık sinemada hayvan refahı, "Hayvan gerçekten zarar gördü mü" sorusundan ibaret olmamalı.

Korktu mu, strese girdi mi, istemediği bir harekete zorlandı mı, yeterince dinlendirildi mi Benim için bunlar da en az fiziksel güvenlik kadar önemli.