Bazı şehirler vardır, sadece binalardan, sokaklardan, meydanlardan ibaret değildir. Hatay da onlardan biri.
Binlerce yıllık tarihiyle, farklı inançların aynı sofrada buluştuğu kültürüyle, hoşgörüsüyle ve insan sıcaklığıyla yaşayan bir hafıza Hatay.
Sonra bir gün, o hafızanın üzerine büyük bir sessizlik çöktü.
Deprem yalnızca evleri yıkmadı. İnsanların anılarını, alışkanlıklarını, yarınlara dair hayallerini de enkazın altında bıraktı.
Bir şehrin kalbi kırıldı.
Ama yaralar sarılıyor.
İşte bu yüzden geçtiğimiz günlerde açılan Hatay Devlet Tiyatrosu, sıradan bir kültür sanat etkinliği değildi.
O gün açılan sadece bir tiyatro sahnesi değildi. Perdeyle birlikte umut açıldı.
Alkışlarla birlikte hayat yeniden ses verdi. Hep söylerim sanatın, müziğin, sinemanın, tiyatronun insan ruhunu iyileştiren görünmez bir gücü var.
Bazen bir replik, bir şarkı, bazen bir alkış, bazen de sahnedeki bir bakış insanın içindeki karanlığa ışık olabilir.
Haberin DevamıAçılışın Tarihi Meclis Binası'nda yapılması ise ayrıca anlamlı. Hatay'ın kaderini belirleyen kararların alındığı o tarihi yapı, yıllar sonra bu kez sanatın sesiyle doldu.
Açılışı yapan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı'nın "Salonu dolduran insanların gözlerindeki heyecanı görmek her şeyden daha etkileyiciydi.
Çünkü o gözlerde yalnızca bir tiyatro açılışının sevinci yoktu.
Orada, hayata yeniden tutunmaya çalışan bir şehrin kararlılığı vardı" sözleri ne kadar da doğru.
Hatay Devlet Tiyatrosu'nun açılışını sadece kültürel bir yatırım olarak görmek eksik olur.
Bu sahne artık Hatay'ın hafızasının, umudunun ve hayata olan bağının da sahnesi olacak.

30