F1 nasıl Oscar adayı oldu

Kimse bu yazıyla Brad Pitt hayranlığımı sorgulamasın lütfen.

Aşk başka, iş başka.

Ne kadar hayranı olsam da bazı gerçekleri görmeden geçemem.

Brad Pitt'in başrolünde olduğu "F1"in Oscar adaylığı sorgulama yazısı başlasın o zaman.

Oscar adayları geçtiğimiz günlerde açıklandı.

Aday filmlere bakınca ortak bir ağırlık hissi var.

Büyük meseleler, büyük kırılmalar, büyük acılar.

Akademi bir kez daha seyirciyi eğlendiren değil, onu sorumluluk duygusuyla koltuğa mıhlayan filmlere göz kırpıyor.

"İyi hissettirdi" cümlesi hâlâ ödül sezonunda savunulması gereken bir suç gibi.

Tam da bu yüzden en iyi film kategorisindeki en büyük sürpriz, Brad Pitt'i emeklilikten pistlere döndüren "F1" oldu.

Yapım tam anlamıyla dışarıda kalan bir film değildi; kulislerde teknik dallarda -ses, kurgu, görüntü gibi-adaylıklar alacağı konuşuluyordu.

Haberin Devamı

Hatta "Mümkünse sinemada, surround sound'la izleyin" denilen, zanaatine güvenen bir yapımdı.

Ama işin şaşırtıcı kısmı, filmin bu teknik gücünü alıp en iyi film yarışına taşıyacak ivmeyi bulmasıydı.

Üstelik ne yönetmenlikte ne de oyunculuk dallarında güçlü adaylıklar olmadan.

Bu, Akademi'nin hâlâ iyi yapılmış, düzgün anlatılmış, seyircinin elinde patlamış mısırla keyifle izleyebileceği filmlere tamamen sırtını dönmediğinin işareti.

Sinemanın sadece "önemli" değil, zevkli de olabileceğini hatırlatan bir adaylık bu.

Bir anlamda "F1"in varlığı, Oscar'ın içindeki eski muhafızların hâlâ söz sahibi olduğunu söylüyor. Büyük laflar etmeyen ama işini iyi yapan filmlerin de masada yeri var.

Belki de uzun zamandır ilk kez, "Bunu izlerken eğlendim" cümlesi utanılacak bir gerekçe olmaktan çıkıyor.

Öte yandan aday listeleri her yıl olduğu gibi bazı sessizlikleri de barındırıyor.

Gişe rekorları kıran yapımların hâlâ mesafeli karşılanması, Akademi ile seyirci arasındaki soğukluğu diri tutuyor.

Popüler olanın sanatsal olabileceği fikrine uzak Akademi.

Oscar adayları bize yine şunu söylüyor: Sinema yalnızca sanat değil, aynı zamanda bir duruş beyanı.

Belki de asıl soru şu: Oscar, sinemanın en iyisini mi seçiyor, yoksa kendini en iyi anlatanı mı

Bunun cevabını ödül gecesinde değil, yıllar sonra bu filmleri hâlâ hatırlayıp hatırlamadığımızda alacağız.

Haberin Devamı