Enya'nın şatosuna yelken açalım

Kazananlar listemde bugün Enya var.

Spotify'da aylık dinleyicisi 8.8 milyon.
Şarkıları deliler gibi dinleniyor ve o bir şatoda kedileriyle yaşıyor.
80 milyondan fazla albüm satan, Grammy ödülleri bulunan, müziğiyle dünyanın dört bir yanında milyonlarca insana dokunan bir sanatçı ve seçimi kedili kalabalık.
Sahne yok, turne yok, sosyal medya yok.
Alkıştan bilinçli bir kaçış var.
Enya'nın hikâyesi, şöhreti reddetmenin değil; şöhreti kendi kurallarıyla yaşamanın hikâyesi.
1997'den beri İrlanda'da, Dublin yakınlarında denize bakan Viktoryen tarzı bir şatoda yaşıyor. Eski adıyla Ayesha Castle olan bu yapı, onun tercihiyle "Rebecca" romanındaki hayali evden esinlenerek Manderley Castle adını aldı.
Yüksek taş duvarlar, ağır kapılar, demir parmaklıklar; bunun da bir nedeni var tabii, birazdan oraya geleceğim.
Zamanla bu ev, bir sanatçının inziva mekânından çok, modern dünyanın gürültüsüne ve tehdidine karşı kurulmuş korumalı bir kale haline geldi.
Bu kalenin içinde ise konser organizatörleri, davetler ya da şöhret kalabalığı yok.
Kediler var.
Enya'nın hayatında kediler bir ayrıntı değil, merkez.
Ve bence şarkıların ilham kaynağı.
Yıllar içinde evinde çok sayıda kediyle yaşadığı biliniyor.
Sayıları hakkında farklı rivayetler olsa da kesin olan bir şey var: Enya, insanlardan çok kedilerin varlığında huzur buluyor.
Ve bu tercih romantik bir fanteziden değil, yaşanmışlıklardan doğuyor.
Geçmişte saplantılı hayranlarla yaşanan ciddi güvenlik sorunları, takip edilme ve eve izinsiz girilmesi gibi olaylar Enya'nın dünyayla arasına daha kalın çizgiler çekmesine neden oldu. Şatonun güvenliği güçlendirildi, hatta bir panik odası eklendi.
Bu noktadan sonra Enya için insan kalabalıkları sadece yorucu değil, tehditkâr da olmaya başladı.
Ziyaretçisi neredeyse yok.
Buna kendi akrabaları da dahil.
Günlerini Manderley Castle'daki stüdyosunda geçiriyor; saatlerce müzik üzerinde çalışıyor, sesleri üst üste bindiriyor, notaları adeta bir mimar gibi inşa ediyor. Aralarda kediler dolaşıyor.
Bazı insanlar sahneden kaçmaz.
Kalabalığı değil, sessizliği alkışlatır.
Ve bazıları, insanlardan değil...
Kedilerden yana taraf olur.
Bunun üzerine bir "Orinoco Flow" dinlenir.