Aynı yolda yürümek

Bizim yolculuğumuz deprem, sel, yangın zamanlarına dayanıyor.

HAÇİKO olarak MEPA sayesinde çok cana ulaştık, ulaşmaya da devam ediyoruz.

Her zaman güzel şeyler yapıyorlar.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için hazırladıkları "Cumhuriyetimizin Işığında, Yüzyıllık Bir Yol Hikâyesi!" etkinliği de bunlardan biriydi. Otomobil showroom'larını birer zaman tüneline dönüştürerek Cumhuriyet'in gelişimini otomotiv dünyasının yüz yıllık yolculuğuyla buluşturdular.

1920'lerden günümüzün elektrikli otomobillerine uzanan bu hikâyede, geçmişin izleriyle geleceğin teknolojileri yan yana geldi. Ama benim en çok hoşuma giden, çocukların da bu yolculuğun bir parçası olması oldu.

"Arabamı Tasarlıyorum" atölyelerinde minikler hayallerindeki otomobilleri yaratırken, "Çocuk Gözüyle Cumhuriyet" sergisinde Cumhuriyet sevgilerini resimlerle anlattılar.

Haberin Devamı

Kutlamalarda Kafa Radyo'nun canlı yayınları, Cem Arslan, Otomobil Adamlar Halit Bolkan ve Turgut Yüksekdağ, bando takımı, marşlar ve klasik otomobillerden oluşan Cumhuriyet korteji de olunca şahane bir gün yaşandı.

Ziyaretçilere İlber Ortaylı'nın bir kitabının armağan edilmesi, Atatürk'ün sevdiği şarkılar ve marşlardan oluşan özel bir müzik listesi hazırlanması da güzel ayrıntılar. Cumhuriyet'in ışığında, iyilikte ve dayanışmada buluşan bütün yol arkadaşlarımıza selam olsun.

Fatura yine oyuncuya mı

Televizyon dünyasında son günlerin tartışma konusu oyuncu kaşeleri.

Reklam gelirleri azalınca yapım maliyetlerini düşürmek isteyen sektör temsilcileri, oyuncuların ücretlerinde indirime gitmesini gündeme getirdi.

Kimi, "Sektör ayakta kalacaksa herkes fedakârlık yapmalı" diyor. Kimi de oyuncuların emeğinin değersizleştirildiğini savunarak bu öneriye karşı çıkıyor. Aslında bu tartışma bana hiç yabancı değil. Çünkü benzerini müzik sektöründe de yaşıyoruz.

Konser maliyetleri arttı, konsere, eğlenmeye gidenler azaldı, organizatörlerin risk alma iştahı azaldı. Bilet fiyatlarını yükseltsen seyirci gelmekte zorlanıyor, yükseltmesen maliyetleri karşılayamıyorsun.

Sonuç Pek çok sanatçı kaşesini düşürdü. Kimi bunu açıkça söylüyor, kimi söylemiyor ama sahne dünyasının içinde olan herkes durumun farkında.

Haberin Devamı

Üstelik mesele yalnızca sanatçının cebine giren para değil. Bir konserin arkasında müzisyenler, vokalistler, dansçılar, ses ve ışık teknisyenleri, sahne çalışanları, ulaşım ve konaklama giderleri var. Sanatçının kaşesi düşerken bu giderlerin çoğu düşmüyor.

Hatta artmaya devam ediyor.

Yani dışarıdan bakıldığında yüksek görünen bir konser ücreti, sanatçının cebine kalan para anlamına gelmiyor.