Küsen akraba yok, takı derdi yok

Düğün davetiyesi geldiğinde insanın aklına ilk ne gelir Ne takacağız Ne giyeceğiz Kaç para harcayacağız Malum, artık düğüne gitmek de başlı başına bir ekonomik mesele. Ama Uşak'taki üniversite öğrencileri öyle bir organizasyon hazırlamış ki, davetiyeyi görünce insanın yüzünde ister istemez bir tebessüm oluşuyor.

ADI: FEYK DÜĞÜN!
Yani sahte düğün. Ama eğlencesi gerçek! Davetiyede de açık açık yazmışlar:
"Gelin yok, damat yok, sadece eğlence var!" Vallahi gençler işi çözmüş.

Kayınvalide yok, görümce yok, kız tarafı erkek tarafı tartışması yok. Kim kime ne taktı hesabı, düğün sonunda küsen akrabalar da yok! Ama pasta var, çiftetelli var, halay var. Hatta altın bile var! İşin en eğlenceli tarafı da burada. Normal düğünlerde siz altın takarsınız, bu düğünde ise altın kazanma ihtimaliniz var. Takı töreninde verilen hediyeler çekilişle dağıtılacak, şanslı bir kişiye de 1 gram altın verilecek. Bu ekonomik şartlarda insanın "Darısı başıma" diyesi geliyor. 8 Kasım akşamı Uşak'ta Deniz Düğün Salonları'nda düzenlenecek organizasyonun bilet fiyatı kişi başı 333 lira. Dört kişi ve üzeri gruplarda ise 300 lira. Aslında gençler çok basit ama yaratıcı bir fikirden yola çıkmış. Eğlenmek için illa birilerinin evlenmesi mi gerekiyor Düğünlerin bütün keyifli taraflarını alıp, stresini, masrafını, aileler arasındaki bitmek bilmeyen hesaplaşmaları bir kenara bırakmışlar.
Bence güzel de yapmışlar. Üstelik bizim geleneksel düğün kültürümüzü biraz ti'ye alarak eğlenceli bir işe dönüştürmüşler. Kim bilir, belki yakında sahte nişanlar, sahte kına geceleri de görmeye başlarız. Yalnız benim merak ettiğim bir şey var. Bu düğünde gelin buketini kim atacak Daha da önemlisi, buketi yakalayan gerçekten evlenmek zorunda mı kalacak Eğlenmeye giderken kendinizi nikâh masasında bulmayın!

MÜZİK DÜNYASININ VAFTİZ BABALARI!
Müzik dünyasında her şey sahnede gördüğümüz kadar renkli mi sanıyorsunuz Işıklar, alkışlar, milyonlarca dinlenen şarkılar, kapalı gişe konserler... Bir de madalyonun öteki yüzü var.
Kim kimin önünü açıyor, kim kimin ayağını kaydırıyor Hangi sanatçının yıldızı gerçekten yeteneğiyle parlıyor, hangisinin arkasında güçlü eller var İşte gazeteci ve müzik yazarı Hakan Uç, yeni romanı "Müziğin Vaftiz Babaları" ile tam da bu dünyanın kapısını aralıyor. Yıllardır müzik sektörünün içinde olan, sanatçıları ve sektörün işleyişini yakından takip eden Uç, bu kez gözlemlerini bir romanın sayfalarına taşımış. Sahi Kitap'tan çıkan eser, şöhretin arkasındaki güç mücadelelerini, hırsları ve sanatçıların kendi yollarını çizme çabasını anlatıyor. Kitabın adı bile yeterince iddialı; Vaftiz babaları... İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor, biz sahnede şarkıcıları alkışlarken, acaba perde arkasında ipleri kimler çekiyor Malum, müzik dünyasında iyi ses her zaman tek başına yeterli olmuyor. Doğru insanları tanımak, doğru kapıları çalmak, bazen de doğru masada oturmak gerekiyor.