Hodri meydan!

Mahsun Kırmızıgül; çıkıp yolsuzluktan, hırsızlıktan, hesap sormaktan söz ediyor. Ben de tam bu noktada kendisine katılıyorum. Hesap sorulsun ama hesap sorulacaksa herkese sorulsun. Ve madem konu para, vergi ve kamu vicdanı; o zaman söze önce insanın kendi hesabından başlamak gerekir.
Mahsun Bey, hodri meydan! Sahne faturalarınızı açıklayın. Çünkü karşımızda yılda bir kez sahneye çıkan bir sanatçı yok. Kıbrıs'ta otel galaları var. Yılbaşı programları var. Özel organizasyonlar var. Düğünler var. Konserler var.
Örneğin Ağustos 2024'te Gaziantep'te işadamı Mahsun Altunkaya'nın kızının düğününde sahne aldığınız haberlerde açıkça yer aldı. Peki bu düğünden ne kadar ücret aldınız Faturası ne kadardı Kim adına kesildi Vergi kayıtlarına hangi tutar girdi Bilmiyoruz. Çünkü kamuya açık kaynaklarda ücret ve fatura bilgisi yok. Geçtiğimiz aylarda İstanbul'da boğazda lüks bir otelde çıktığınız düğünde, 400 bin dolar aldığınız konuşuluyor sektörde. Bunun faturalandırılması nasıl oldu mesela... Kıbrıs sahnelerinizde de konuşulan rakamlar var. 2023 yılbaşı için Kıbrıs'taki bir otelde konser vereceğiniz ve bu performans için 12 milyon TL ücret alacağınız basına yansıdı. Aradan iki yıl geçti. 2026'ya girerken bu kez Kıbrıs sahnesi için basına yansıyan rakam 450 bin dolar, dönemin karşılığıyla yaklaşık 19 milyon 200 bin TL oldu. Bu rakam birden fazla haber kaynağında yer aldı. Şimdi güncel Kıbrıs kaşenizin 250 bin dolar olduğu konuşuluyor.

RESMİ KAYITLARA GİRDİ Mİ
Yanlış anlaşılmasın. Ben "Bu paraları neden kazanıyorsunuz" diye sormuyorum. Kazanın. Sanatçısınız. Talep görüyorsanız 100 bin dolar da isteyin, 500 bin dolar da. Benim sorum başka... Basında yüz binlerce dolar olarak konuşulan bu sahne gelirlerinin ne kadarı resmi kayıtlara giriyor Maaşlı çalışan daha maaşını görmeden vergisini ödüyor. Esnafın kasası denetleniyor. Bir şirketin faturası inceleniyor. O halde gecede yüz binlerce dolar kazandığı haberleştirilen sanatçıların gelirleri için aynı soruyu sormak neden ayıp olsun, öyle değil mi... Hele o sanatçı çıkıp ülkeye yolsuzluk ve hırsızlık üzerinden hesap soruyorsa... O zaman çıta daha da yükselir. Çünkü şeffaflık başkalarından istenecek bir erdem değildir. Önce insanın kendi hesabında başlar.
Mahsun Bey, siz hesap sormayı seviyorsunuz. Buyurun, bu kez hesap çok yakınınızda... Basında milyonlarca lira ve yüz binlerce dolar olarak açıklanan sahne ücretleriyle beyan edilen gelirleri karşılaştırın. Sonuçta hiçbir sorun yoksa onu da açıkça ortaya koyun. Çünkü kimsenin itibarını söylentiyle lekelemek doğru değil. Ama ortada eksik beyan varsa, onu da şöhretin arkasına saklamayın.


İSVİÇRE'DE 'AHDE VEFA' İLE ANILDI
İsviçre'de önceki hafta hayatını kaybeden Hidayet Aladağ, 1978'de 17 göçmen Türk kadınıyla birlikte İsviçre Türk Kadınları Derneği'nin kuruluşuna öncülük etti. Türk toplumuna yönelik sosyal çalışmalar, eğitim faaliyetleri ve dayanışma kampanyalarıyla uzun yıllar aktif rol alan Aladağ, vefatının ardından İsviçre'nin Zürih kantonuna bağlı Volketswil'de düzenlenen 'Ahde Vefa' programında anıldı. Derneğin çalışmaları İsviçre'nin dışında zamanla Türkiye'ye yönelik dayanışma ve eğitim faaliyetlerini de kapsadı.

Afetlerin ardından yardım kampanyaları düzenlendi, ihtiyaç sahiplerine destek sağlandı. Türkiye'de kız öğrencilere burs verildi ve burs imkanlarının artırılması için çalışmalar yürütüldü. Eğitimi çalışmalarını merkezine alan dernek, Türkiye'de bir okul yaptırmak için de girişimde bulundu. Muş'un Toprak köyünde bir ilkokul yaptırıldı. Okula 'İsviçre Türk Kadınlar Derneği İlkokulu' adı verildi. Aladağ'ın kurucusu olduğu İsviçre Türk Kadınları Derneği'nin bugünkü başkanı Öznur Sonkur da 23 yaşındayken Hidayet Aladağ ile tanıştığını, uzun yıllar birlikte çalıştıklarını ve Aladağ'ın başkanlık görevinden ayrıldıktan sonra da dernekle bağını hiç koparmadığını anlattı.