Hesaplar yeniden...

Türkiye piyasaları 2026'nın ilk iki ayına pozitif başlangıç yaparken, mart ile birlikte jeopolitik risklerde yaşanan artış "daha temkinli bir tabloyu" beraberinde getirdi. Orta Doğu'da patlak veren ateşin şiddetinin ilk başlarda bu kadar olacağı tahmin edilmiyordu. Ancak gelinen noktada çatışma ortamı devam ediyor. Belirsizlik sürüyor. Hürmüz Boğazı'nda trafik durdu, geçmeye çalışan gemiler hedef alınıyor. Petrol başta olmak üzere gaz ve gübre gibi Türkiye'nin de ithalatçı olduğu önemli emtia ürünlerinde ciddi fiyat artışları yaşanıyor. Brent petrolün varil fiyatı geçen haftayı 103,80 dolardan tamamladı ve psikolojik 100 dolar eşiğinin üzerinde tutundu. Uluslararası Enerji Ajansının 400 milyon varillik stratejik rezerv hamlesi de yeterli olmadı. Çünkü günde 20 milyon varilin geçişine ev sahipliği yapan bir Boğaz'ın tıkanması söz konusu…

***

İç piyasalara gelince… TCMB, beklentilere paralel bir şekilde faize dokunmadı ancak yüksek petrol ve emtia fiyatları, enflasyon beklentilerine şimdiden yansımaya başladı. Merkez Bankasının mart ayı Piyasa Katılımcıları Anketinde, Tüketici Fiyat Endeksi'nde 2026 yıl sonu artış beklentisi %24,11'den %25,38'e yükseldi.

Para politikasına dair tahminler de güncellenirken; JP Morgan ve İş Yatırım gibi kurumlar nisanda da faiz indirimi beklemediklerini bildirdi. TCMB'nin son karar metinde de daha önceden faiz indirimleri için kullanılan "adımların büyüklüğü" ifadesi çıkarıldı ve "Son dönem gelişmelerin etkisiyle enflasyon görünümünde kalıcı bozulma durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır" vurgusu öne çıktı.