Orta Doğu'da haziranda varılan mutabakat piyasalar cephesinde olumlu karşılanmış ve petrol 70 dolar sınırına gerilemişti. Ancak temmuzla birlikte son iki haftada tablo tersine döndü. Piyasa da yeni fiyatlamasını yapıyor. Problem artık jeopolitik stresin varlığı değil; bunun "daha uzun süre" devam edebileceği... Bölgede artan çatışmalara ek olarak Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerinin durma noktasına gelmesi, ABD'nin "İran'ın altyapısının hedef alınacağı" yönündeki tehditleri, Tahran'ın buna karşılık "Kızıldeniz'in de kapatılması" girişimleri, petrolde savaşın başından bu yana en hızlı ikinci haftalık yükselişi tetikledi. Önceki haftayı 75,22 dolardan tamamlayan petrol, geçen hafta 88,27 dolardan kapanış yaptı. Haftalık yükseliş %17,35 oldu. Bu şoklar dolar endeksinin 100,50 ve ABD iki yıllık tahvil faizinin %4,15 üzerinde tutunmasını destekliyor.
***
Petroldeki yükselişin Türkiye açısından enflasyon, cari denge ve faiz politikası için kritik olduğunu biliyoruz. İç piyasada iki yıllık gösterge tahvil faizi %41,5'e yükselirken; temmuzda benzinin litre fiyatında %5,40 ve motorinde %13,20 artış yaşandı. Bu ayki enflasyon için iyi sinyaller değil bunlar. Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun 23 Temmuz'daki toplantısı öncesindeki tablo bu!..
Perşembe günü %37 olan politika faizinin sabit tutulması; savaşın başından bu yana %40'tan gerçekleşen piyasa fonlamasının ise bir süre daha bu seviyeye yakın sürmesi ya da burada "sınırlı da olsa bir gevşeme adımı" bekleniyor.

25