Mike Tyson'a soruyorlar: "Neden bu yaşta tekrar ringe dönüp dövüşmeyi kabul ettin"
Cevap veriyor: "Çocuklarımın gözünden ben sıradan biriyim. Yani hiç kimseyim. Benim önemli bir adam olduğumu bilsinler istiyorum.Bugün babalardan bahsedeceğiz. Evdeki gizli kahramandan. Kendi görünmez, kadri bilinmez babalardan. Yaptığı her şeyi zaten yapmak zorunda olduğu için yapan, yapamadığı her şeyde ise "beceriksiz adam"a dönüşen adam.Bugün kahraman baba ne demek söyleyeyim mi sizeGün içinde büyük bir mücadele verip dışarıda kavgasını verebilen, çalışıyorsa çalıştığı yerde patronu, müdürü, müşterisi dâhil birçok yerden mobbinge maruz kalan, işverense her gün kırk çeşit üçkâğıtla karşı karşıya kalan, emek verdiği herkesten zarar gören adamdır kahraman baba.Akşam eve gelip banyoda elini yüzünü yıkadığı anda dışarıdaki her şeyi dışarıda bırakabilen, yorgun gülümsemesiyle evdeki herkesin hâlini hatırını sorabilendir, ama kendisine sadece "işler nasıldı" diye sorulandır kahraman baba. Yaşadığı sorunları, ekonomik buhranları, borcunu harcını, takla attırdığı kredi kartını kimseye söylemeyip bir de üstüne evladının istediği bir şey olduğunda "alırız oğlum, alırız kızım" diyebilendir kahraman baba.Kendisi ne yaşarsa yaşasın ailesini koruyabilen, tehlikelere göğüs gerip ailesini uzakta tutabilendir kahraman baba.İstanbul'a geldiğimiz yıllarda gelirimiz sınırlıydı. Dört çocuğu da küçüktü babamın ve ikisi okula gidiyordu. Her ay evin erzakını bir markete giderek alırdık, ödemeyi şirketinin verdiği aylık yemek fişleriyle öderdi babam. Hiç sormadık, belki aklımıza gelmedi, belki cevabını duymak istemedik. O yıllarda soramadığımız soruyu yıllar sonra, 40 yaşında bir köşe yazarı olarak bu köşede yazıyorum. "Yemek fişlerini tastamam getirip de eve alışverişte kullandın, peki öğlenleri ne yiyordun baba"İşte bu sorunun sorulmadığı, bu soruyu sordurmayan, kimsenin başına da hayatı boyunca kakmayan adamdır kahraman baba.Bu hafta oğlum hastaydı, tüm şifa bekleyenlere Rabb'imden şifa dilerim. Ateşler içindeydi benim oğlum ve evde uyuyamıyor, uyursa ateşten uyanıyordu. İki gece boyunca sabah 06.00'ya kadar arabayla kâh sürerek, kâh kenara çekerek uyuttum oğlumu. Annesi evde, oğlum arka koltukta uyurken, ikisini de aynı evde istirahat ettirebildiğim o anlarda dünyanın en mutlu, en huzurlu insanı bendim. İstanbul'un gecelerinde sabahlara kadar çalışan adamlar gördüm. Gece bekçileri, güvenlikler, temizlik personelleri, taksiciler, sabahın ilk saatlerinde yağmur altında yerleritemizleyen belediye işçileri. Çocukları uyanmasın diye çıt çıkarmadan, onları öpemeden evden çıkıp işinin başına geçendir kahraman baba.Çok yorgun bir anımda yanlarına uğradığım, birlikte Kur'ân dersi yapan genç kardeşlerimin arasından bir hoca kardeşim bana şunu hatırlattı. Rabb'imiz Kur'ân'da, Beled suresi 3. ayette "Ve vâlidin vemâ veled", yani "Babaya ve ondan doğan evlada andolsun ki" diye buyuruyor. İşte baba evlat ilişkisi bu kadar önemli.
181