Salih evlat yetiştirmenin gerekliliği ve farziyeti

Her anne baba, kendileri için salih amel olması arzusuyla, salih evlad sahibi olmak ister. Bu bir istekten öte, onlara bir sorumluluktur. Allah Teala, şöyle buyuruyor:

"Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden nefislerinizi ve ehli iyalinizi koruyunuz." (Tahrim 6)

Abdullah bin Abbas'a sordular: Bu ayetin gereği çocuklarımızı ateşten nasıl koruyacağız Çocuklarınızı İslam edebi ile yetiştirin, buyurdu.

Anne, baba başta itikadı ve namaz olmak üzere bu sorumluluğu hafife almadan yerine getirmekle mükelleftir.

Rabbimiz şöyle buyuruyor:

"Ehline namazı emret, o namaz üzerine ısrarcı ol, diren ve taviz verme. Biz senden bir rızk istemiyoruz. Zaten seni de biz rızıklandırıyoruz. Akıbet, takva ehlinindir."

Bu ayette özellikle rızık derdinden bahsedilmesinin sebebi; rızık endişesi sebebiyle çocukların dünyalığını kazanması derdine düşerek, ahiret hazırlığının ihmal edilmemesine bir vurgu yapılmıştır. Takva vurgusu ise kişi, ehlinin ve çocuğunun namazına, salih kimseler olmasına ancak muttakiler özen gösterir, mahiyetindedir. Bu durum, muttakilerin bir özelliğidir. Ehl-i iyalinize, çocuklarınıza namazı kıldırmadıkça muttaki olamazsınız, manasına da gelir.

Abdullah bin Ömer'den rivayetle Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: "Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden mesulsünüz. Devlet başkanı, yönetici çobandır ve tebaasından sorumludur. Ailesi içinde kişi çobandır ve tebaasından sorumludur. Kocasının evinde kadın da çobandır, o dahi tebaasından sorumludur. Evde hizmet eden hizmetçi de çobandır, efendisinin malı hususunda kendisine tebliğ edilen görev dahilinde onu korumakla çobandır. Sonuç itibariyle hepiniz çobansınız, hepiniz tebaasından sorumludur." (Sahihi Buhari)

Bu sorumluluk en tepeden aşağıya doğru ne kadar sıhhatli yerine getirilirse; toplum o ölçüde huzurlu olur. Ama bu katmanlar içerisinde aile temeli teşkil eder.

İtikadı tashih ettikten sonra ilk vazife namazdır.

Resulullah Efendimiz buyurdu ki; "Çocuklarınıza yedi yaşından itibaren namazı emrediniz. On yaşına geldiğinde namaz kılmaya başlamamışlarsa kaba etlerine iz bırakmayacak şekilde vurunuz. On yaşından itibaren yataklarını ayırınız." (Ebu Davud)

Hem maddi hem de manevi vazifeler ihmal edilmeden yerine getirilmelidir. Maddi vazife olarak Resulullah Efendimiz şöyle buyurur: "Geçimini üstlendiği kişilerin geçimini zayi etmesi o kişiye günah olarak yeter."

Aslolan vazifeyi ifa etmektir, netice ve tevfik Allah'tandır. Bu manada

hidayet iki kısımdır. Birisi mutlak hidayet ki; bu yalnız Allah'a aittir. İkincisi ise hidayete sevk ve tevcih. İşte bu hidayetle kişi memurdur.

İnsanların çoğu çocuklarının terbiye edilmesine yardımcı olan sebebe sarılma işini yapmazlar. Çocuğun iyilikle yaşayacağı, iyilik sevgisi, hayr sevgisi ve takva üzere yaşayacağı, vasıtaları da hakkıyla yaymaz. Bu durumda böyle bir adamın çocuğu, salihlerden olması şöyle dursun; insanlara eza etmek suretiyle isyan içine düşer.