"İman, yetmiş küsur şubedir. Onun en üstünü (Lâ ilâhe illallâh) sözüdür; en aşağısı ise yoldan eziyet verecek şeyleri kaldırmaktır. Hayâ da imandan bir şubedir." (Buhari)
Yüz ağartacak kaliteli bir çıta bal almak için bal satan dükkânın önünde çerçevelere göz gezdiriyoruz. Bazı çerçevelerin petekleri çok fazla boş olduğu için onlara dönüp bakmadan peteği daha dolu olan çerçeveleri arıyoruz... İşte bir gün de bizim iman çıtamıza içerisindeki petekler ne kadar doldurulmuş diye bakılacak.
Allah'ın Rasulü de zaten hadis-i şeriflerde mümini arıya benzetiyor.
Gözeneklerin hangisi dolu, hangisi boş diye şöyle bir bakarsak dolu olanlar için Mevla'ya hamdeder muhafazasını ister, boş olanları da ölüm gelip çatmadan doldurma derdine düşeriz...
İşte içini doldurmakla memur olduğumuz iman peteğinin gözenekleri:
İmanın şubeleri
1. Allah'a iman etmek
"Ey iman edenler! Allah'a, O'nun Peygamberi'ne ve gerek o Peygamberi'ne ayet ayet indirdiği Kitab'a, gerek daha evvel indirdiği kitaba iman (da sebat) edin... (Nisa Sûresi, 136)
2. Peygamberlerine iman etmek
"O peygamber de kendisine Rabbinden indirilene iman etti, müminler de. (Onlardan) her biri Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı... (Bakara, 285)
3. Meleklere ve kitaplara iman etmek. (Bakara 285-Nisa, 136)
4. Kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine iman etmek.
"... Eğer onlara bir iyilik dokunursa "Bu, Allah katındandır" derler. Şayet onlara bir fenalık dokunursa "Bu senin katındandır" derler. De ki: "Hepsi Allah tarafındandır." Böyle iken onlara, o kavme ne oluyor ki (kendilerine söylenen) hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar (Nisa,78)
5. Öldükten sonra tekrar dirilmeye ve ahiret gününe iman etmek.
O küfredenler de öldükten sonra kat'iyen diriltilmeyeceklerini iddia etti(ler). De ki: "Hayır! Rabbime andolsun ki siz mutlaka diriltileceksiniz. Sonra da yaptığınız şeyler mutlaka size haber verilecektir. Bu da Allah'a göre kolaydır." (Teğabun, 7)
6. İnsanların kabirlerinden tekrar diriltilmelerinden sonra mahşer yerinde haşrolacaklarına inanmak.
"Sahiden onlar (öldükten sonra) diriltileceklerini sanmıyorlar mı
Büyük bir günde, âlemlerin Rabbi (olan Allah'ın hükmü) için insanların (kabirlerinden) kalkacağı günde.
Sakın hileye sapmayın. Ahiret hesabını unutmayın. (Mutaffifin, 4, 5, 6)
7. Müminlerin yurdu ve barınağının cennet, kâfirlerin yurdu ve barınağının da cehennem olduğuna iman etmek.
"Hayır. Kim bir kötülük (günah) kazanır da suçu kendisini çepeçevre kuşatırsa, onlar cehennemin sahipleridirler. Onlar orada, bir daha çıkmamak üzere kalıcıdırlar. İman edip güzel güzel amel (ve hareket)lerde bulunanlara gelince: Onlar da cennetin arkadaşlarıdırlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır. (Bakara, 81-82)
8. Allah'ı sevmenin farz olduğuna iman etmek.
İnsanlar içinde Allah'tan gayrısını (O'na) emsal edinen adamlar da vardır ki onlara Allah'a olan sevgi gibi muhabbet beslerler. İman edenlerin Allah'a sevgisi ise (her şeyden) sağlamdır... (Bakara, 165)
9. Allah'ın (cc) azabından korkmak gerektiğine iman etmek.
"O halde, siz insanlardan korkmayın, benden korkun. Benim ayetlerimi az bir pahaya satmayın... (Maide 44)
10. Allah'ın (cc) rahmetinden ümitvar olmak.
"De ki: "Ey kendilerinin aleyhinde (günahta) haddi aşanlar! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları yarlığar." Şüphesiz ki O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir. (Zümer, 53)
11. Allah'a tevekkülün gerekliliğine iman etmek. (Al-i İmrân, 122)
12. Peygamber Efendimiz'i sevmenin farz olduğuna iman etmek.
Hadis-i şerifte: Sizden biri beni anne-babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman-ı kâmil olamaz.
13. Peygamber Efendimiz'e saygı göstermek, yüceltmek ve ta'zim etmenin farz olduğuna iman etmek. (Fetih, 9)
"Peygamberi, kendi aranızda birbirinizi çağırdığınız gibi çağırmayın. İçinizden yekdiğerini siper ederek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah biliyor. Artık O'nun emrinden uzaklaşıp gidenler kendilerini (dünyada) bir fitne (ve belâ) çarpmasından, yahut (ahirette) onlara pek acıklı bir azap (gelip) çatmasından çekinsinler. (Nur 63)
14. Kişiye, ateşe atılmak, dininden dönmekten daha sevimli olacak derecede, dinine düşkün olması.

3