Hayrın muallimi: Resûlullah (2)

Hayrın muallimi olan Allah'ın Rasulü'nün günümüz muallimlerine örnek temel hususiyetlerinden bazıları şunlardır:

· Dili fasih idi

· Konuşması akıcıydı

· Üslubu tatlı idi

· Meselenin özüne ve ruhuna inerdi

· Gönlü çok geniş idi

· Hikmetle anlatım sahibiydi.

· Zekâsı, fetanet makamında ve deha üstü

· Kalbi pek yufka ve şefkatli idi

· Riayeti ve inayeti bir ananın yavrusuna gösterdiğinden daha merhametli idi

· İnsanlara muamelatı da çok yumuşaktı.

Bu özelliklerin tamamının bir insanda toplanmasının sırrı "Ben ancak muallim olarak gönderildim" sözü ile ancak açıklanabilirdi.

Resûlullah Efendimiz'in huzuruna bazı gençler geldiler ve bu durumu gençler şöyle aktarıyor:

"Resûlullah'a yakın olmak için yirmi gün kadar kaldık. Her gün gidip gelme imkânımız yoktu. Biz bu yirmi gün içinde Resûlullah'ı şefkatli ve merhametli bir öğretmen olarak bulduk. Belli bir süre uzadıktan sonra ailemizi özlediğimizi fark etti. Daha doğrusu bizde özlem başladığı zaman Resûlullah (s.a.v) bunu dile getirdi. Ve buyurdu ki;

"Hadi bir müddet ailelerinizin yanına dönünüz, onların içerisinde kalınız, buradaki öğrendiklerinizin tamamını onlara da öğretiniz. Namazı bende gördüğünüz gibi kılınız. Ben nasıl kılıyorsam, bende nasıl görmüşseniz o şekilde kılınız. Namazı vakti geldiği zaman bir araya geliniz, içinizde yaşı en büyük olanı imam tayin ediniz. O şekilde yolunuz açık olsun."

İşte eğitimin öğretimden farkı bu olsa gerek. Eğitimde şefkatin bereketi bu olsa gerek.

"Hind b. Hale anlatır:

Resûlullah (s.a.v) genelde mübarek simasına bakıldığında mahzun ve tefekkür halinde idi. Uzun uzun susardı. İhtiyaç olmadığı sürece konuşmaz, kifayet miktarınca konuşur, konuştuğu zaman az söz söyler, çok mana ifade ederdi. Sözü çok netti, hiçbir zaman gereğinden fazla söz söylemezdi. Konuşurken karşısındakine sıkıntı vermez, hiç kimseyi tahkir ederek konuşmazdı. Konuştuğu kimse büyük veya küçük olsun ona saygı gösterirdi. Hiçbir şeyi kınadığı görülmedi. Dünyevi bir şeyi methettiği de görülmedi. Dünyalık için kızmaz idi. Hak çiğnendiği zaman öfkesi ve gayreti hemen gözükür idi. Asla nefsi için kızmaz, kendisini üstün çıkarma derdinde olmazdı. Resûlullah az söz söyler, çok şey anlatırdı."